(3402 S. K. m. 14, 17) (4721 S. K. m. 713/1, 713/3) (6831 S. K. m. 2/B)
Dava: Ali Çakır ile Hazine ve Gemlik Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Gemlik Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 16.09.2004 gün ve 875/741 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ile Gemlik Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını açıkladığı 2959.13 m2 lik taşınmazın 20 yılı aşkın bir süreden beri zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu belirterek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tescil konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Belediye Başkanlığına usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın, yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, Teknik Bilirkişi Bayram Mollayakupoğlu'nun 16.04.2004 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 1377.35m2 taşınmaz bölümü hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Belediye Başkanlığı ve Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre aşağıda belirtilen hususlar dışında davalı Belediye ve Hazine vekillerinin diğer temyiz itirazları yerinde bulunmamaktadır.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar - ihya hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tescil davasıdır.
Tescil konusu taşınmaz 1968 yılında çalılık niteliğiyle tespit dışı bırakılmıştır. Mahkemece, taşınmazın bu niteliği ve keşif tarihindeki durumu göz önünde tutularak 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri uyarınca inceleme yapılmıştır. Bu durumda TMK. nun 713/3. fıkrası hükmü göz önünde tutularak ilgisi yönünden davanın Orman Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, yargılamaya geldiği takdirde savunma ve delillerinin tespiti gerekmektedir.
Taşınmaz, niteliği itibariyle imar ve ihyaya muhtaç olan yerlerdendir. Bu bakımdan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 17. ve TMK. nun 713/1. maddelerinde belirtilen kazanmayı sağlayan zilyetlik, imar ve ihyanın tüm olumlu ve olumsuz koşullarının olayda gerçekleşmesi halinde taşınmazın edinilmesi mümkün olabilecektir.
Davacı tarafından gerek kendisi gerekse işçi çalıştırarak taşınmazın çalılıktan temizlenerek 1975 de zeytinlik haline getirildiği ve 25 yılı aşkın süredir zilyet olduğu yerel bilirkişi ve tanıklarca belirtilmiş, uzman ziraatçı bilirkişide raporunda düzenli aralıklarla dikilip yetiştirilen bakımlı mahsuldar kapama kültür zeytinliği olduğunu bildirmiştir. Ancak keşifte dinlenen Uzman Bilirkişi Orman Yüksek Mühendisi Kemal Civcioğlu'nun dosyaya sunduğu 20.04.2004 günlü rapor ve krokisi de bilimsel ve teknik yönden yetersiz görülmektedir.
Taşınmazın bulunduğu yörede 1948 yılında orman sınırlandırma çalışmalarının yapıldığı ve kesinleştiği, daha sonra 6831 sayılı Kanunda değişiklikler yapan 1744 sayılı Kanunun 2, 2896 sayılı Kanunun 2/B ve 3302 sayılı Kanunun 2/B maddesiyle ilgili çalışmalar yapıldığı anlaşılmıştır. Yapılan keşifte 1948 yılında yapılan orman sınırlandırmasına ilişkin tutanaklar ile harita ve belgeler getirtilerek uygulaması yapılmamıştır.
Bu sınırlandırmaya ilişkin harita ve belgelerin orman idaresinden getirtilerek dosya arasına konulması, ondan sonra yeniden yapılacak keşifte uzman orman bilirkişisi üç mühendis veya yüksek mühendis tarafından 1948 yılında yapılan orman sınırlandırmasına ilişkin tutanak, harita ve belgeler ile az önce açıklandığı şekilde 2/B maddesine ilişkin harita, belgeler ve tutanakların zemine uygulanması, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1948 yılında yapılan orman sınırlandırma haritası içinde kalıp kalmadığının ve ayrıca daha sonra yapılan 2/B uygulamasına ilişkin harita ve belgelere göre orman dışına çıkartılan yerlerden olup olmadığının açık bir biçimde belirlenmesi, bu konuda uzman bilirkişilerden gerekçeli rapor ve kroki alınması, ondan sonra toplanacak deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir.
Az yukarıda yapılan açıklamalar gözetilerek ve belirlenen eksiklikler giderilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma, inceleme sonucu ve yetersiz orman bilirkişisi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine ve Belediye vekillerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 10,10 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden Gemlik Belediye Başkanlığına iadesine 18.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy