(3402 S. K. m. 14)
Dava: Ömer Yavuz ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Kocaeli 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 16.06.2005 gün ve 1023/163 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava konusu 112 ada 6 ve 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazlara ait tapu kayıtlarının iptali ile vekil edeni adına tapuya tescil edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu 112 ada 6 parsel sayılı taşınmaz bakımından 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise hükmen Hazine adına tescil edilen yer olduğunu, kesin hüküm bulunduğunu ayrıca her iki taşınmazında Yuvacık-Kiraz Deresi Baraj koruma alanında kalmakta olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece 115 ada 2 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne, 112 ada 6 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü Hazine vekili tarafından, hükmün redde ilişkin bölümü de davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitlerine kadar var olan kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak açılan iptal ve tescil davasıdır.
Dava konusu 112 ada 6 parsel sayılı taşınmaz, 07.08.1990 tarihinde yapılan Kadastro çalışmaları sırasında Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek, tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiş, bu tespit herhangi bir itiraza uğramayarak 9.8.1993'de kesinleşmiştir. Dava konusu 115 ada 2 parsel sayılı taşınmaz da aynı nedenle ve ayrı tarihte Hazine adına tarla cinsi ile tespit edilmiş, üçüncü kişilerin Kocaeli Kadastro Mahkemesine açtıkları tespite itiraz davasının 6.8.1993 gün 1993/324 esas 1994/254 karar sayılı ilamı ile red edilip temyiz edilmeksizin 19.01.1995 tarihinde kesinleşmesinden sonra hükmen 2.2.1995 tarihinde Hazine adına tescil edilmiştir. Hazine adına tescili sağlayan yukarıda tarih ve numarası yazılı dava dosyasında davacı taraf sıfatı olmamış olup, dava konusu taşınmaz bakımından da adı geçen dosyada herhangi bir nitelik belirlemesi yapılmadığına göre davacıyı bağlayan bir husus söz konusu olmadığı gibi kesin hükümden de bahsedilemez.
Dava konusu 112 ada 6 parselin tespitinin kesinleşme tarihi 09.08.1993, diğer dava konusu 115 ada 2 parselin tespitinin kesinleşme tarihi de 19.01.1995'dir. İş bu dava ise 23.11.2001 tarihinde 3402 sayılı Yasanın 12. maddesinde düzenlenen süre içerisinde açılmıştır.
İşin esası yönünden mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu her iki taşınmazda aynı bölgede yer alan birbirine komşu taşınmazlardır. Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazların İsmail Karahan tarafından davacıya satılıp devredildiğini, tespit tarihinden geriye doğru davacı ve satıcısının 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun tasarruflarının bulunduğunu bildirmişler, zirai uzman bilirkişi 115 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tarla vasfında, diğer taşınmazın ise meyil nedeniyle tarla tarımı yapılamayacak yer olmasına rağmen üzerinde, yaşlı pek çok meyve ağacı bulunan bakımsız meyve bahçesi vasfında yer olduğunu açıklamıştır. Bir yerin eğiminin fazla olması ve bu nedenle tarla tarımının yapılamayacak bulunması o yerin zilyetlikle edinilmeye elverişli olmadığı anlamına gelmez ise de zirai bilirkişi raporunda bakımsızlık nedeniyle bu taşınmaz üzerinde orman türü ağaçlarında oluştuğunu bildirmiştir. Dava konusu taşınmazlar paftaya göre orman olduğu belirlenen arazilerle çevrilidir. Mahkemece taşınmazların ormanla bağlantısı üzerinde durulmamış, orman sayılan yerlerden olup olmadıkları yolunda da araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
Bundan ayrı davalı Hazine dava konusu taşınmazların Baraj Koruma Alanında kaldığını savunmuş, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı da 18.11.2004 tarihli cevabi yazısında bu taşınmazların Yuvacık Barajı Koruma Alanında kalması nedeniyle Hazineden Belediyeleri adına tahsis istediklerini bildirmiştir. Mahkemece bu savunma ve Belediye Başkanlığının cevabi yazısındaki açıklamalar üzerinde de durulmamıştır. Bu açıklamalar göz önünde tutularak, dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman sınırlama çalışmaları yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sınırlamaya ait harita ve tutanaklar, yapılmamış ise, memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafları getirtilip yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler aracılığıyla dava konusu taşınmazlara uygulanması, orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının belirlenmesi; zirai bilirkişiden dava konusu taşınmazların, bulundukları bölge, toprak yapısı ve kullanma şekli göz önünde tutularak ekonomik amaca uygun bir kullanım olup olmadığı taşınmazların özel mülkiyete konu olabilecek yapıda bulunup bulunmadıklarına dair açıklamalı rapor alınması, dava konusu taşınmazların Yuvacık Barajı Koruma Alanında kalıp kalmadıklarının belirlenmesi, koruma alanında kalıyorlar ise bunun zilyetlikle edinmeye engel bir hal olup olmayacağının tartışılıp değerlendirilmesi, ayrıca Belediye'ye koruma amaçlı bir tahsis yapılıp yapılmadığının araştırılması, böyle bir tahsis varsa bu tahsisin taşınmazları kamu malı niteliğine dönüştüreceğinin düşünülmesi ve bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davacı ve davalı taraf vekillerinin temyiz itirazları bu bakımlardan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlerden davacıya iadesine, 24.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy