(3402 S. K. m. 14)
Dava: Davut Aydoğdu ve müşterekleri ile Hazine ve Balcık Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen işlemden kaldırılmasına dair Suşehri Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.06.2005 gün ve 145/119 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde açılmamış sayılma ile sonuçlanan Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 88/770 ve 88/772 esas sayılı dava dosyalarına konu toplam dört parça yerin kazanmayı sağlayan zilyetlik sebebine dayanarak vekil edenleri adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.
Davalı köy muhtarlığı temsilcisi ise yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davaya konu Ardıçaltı mevkiindeki yer hakkındaki davanın yenileninceye kadar müracaata bırakılmasına, diğer dava konusu 3 parça yere yönelik davanın ise kabulüne karar verilmesi üzerine; hükmün, kabule ilişkin bölümü davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar kadastro görmemiş olup, tapusuzdurlar. Dava konusu olup hükmün 2. bendinde B ve C harfleriyle gösterilen sırasıyla 215 m2 ve 671 m2 yüzölçümüne sahip iki parça yerin davacıların miras bırakanları babaları Mehmet Aydoğdu'dan mirasen ve intikalen davacılara kaldığı, dava tarihinden geriye doğru davacılar ve miras bırakanları Mehmet Aydoğdu tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun tasarrufta bulunulduğu, taşınmazların ahşap, ahır, samanlık ve arsa vasfında olduğu yerel bilirkişi ve tanıklarca ifade edildiğine ve davacıların 28.12.1941 tarihinde ölen Mehmet Aydoğdu'nun tüm mirasçıları olduğu anlaşıldığına, dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine temsilcisinin hükmün 2. bendinde mevkii ve sınırları yazılı 20.10.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 215 m2'lik ve gene aynı tarihli raporda C harfi ile gösterilen 671 m2'lik yere yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün bu iki taşınmaza yönelik bölümünün ONANMASINA,
Hazinenin hükmün 2.bendinde mevkii ve sınırları yazılı 20.10.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 20650 m2 yüzölçümlü yere ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu bu yerin de davacılara miras bırakanları Mehmet Aydoğdu'dan mirasen ve intikalen kalan yer olduğunu dava tarihinden geriye doğru davacıların ve miras bırakanları Mehmet Aydoğdu tarafından 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun tasarrufta bulunulan tarla vasfında yer olduğunu açıklamışlar ise de, zirai uzman bilirkişi 03.10.2003 tarihli raporunda dava konusu taşınmazın eski açma olduğunu uzun zamandan beri (15-20 yıl) ekilmediği için üzerinde çam, ardıç, alıç gibi ağaçlar ile çok yıllık ve tek yıllık otların oluştuğunu bildirmiştir. Davacı tarafın dayandığı Suşehri Asliye Hukuk Mahkemesinin 88/770 esas sayılı dava dosyasında mevcut teknik bilirkişi raporuna göre dava konusu bu taşınmazın batısı çamlık olarak gösterilmiş olup orman bilirkişisi aracılığı ile bir inceleme yapılmış ve Orman Bilirkişisi Vahap Baygüneş zirai bilirkişi ile ortak verdiği 21.10.1992 tarihli raporunda taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklamış ise de, bu rapor ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir. Bir yerin orman olup olmadığını belirlemek için taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırlama çalışmalarının yapılıp yapılmadığı orman idaresinden sorulup belirlenmeli, orman sınırlama çalışmaları yapılmış ise bunlara ait harita ve tutanakların, yapılmamış ise memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının getirtilip yerel, teknik ve ormancı bilirkişiler aracılığı ile dava konusu taşınmaza uygulanması ve orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Bundan ayrı zirai uzman bilirkişi taşınmazın 15-20 yıldan beri kullanılmadığını açıkladığına göre terk edilip edilmediği tartışılıp değerlendirilmeli ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin bu taşınmaza yönelik temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 2.bendinde 20.10.2003 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen yer olarak tarif edilen 20650 m2 yüzölçümlü yere ilişkin hüküm bölümünün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/İ maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 24.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy