(4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 437)
Dava: Ahmet Arslan ile İbrahim Arslan, Osman Arslan dahili davalılar Hazine ve Gürpınar Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Sorgun Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 22.04.2005 gün ve 423/212 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı İbrahim Arslan ile Hazine vekili taraflarından istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, adına tespit ve tescil edilen 133 ada 52 nolu parselin kadastro sırasında eksik tespit edildiğini, davalılar adına oluşan tapu kaydının kapsamında kaldığını belirterek davalılara ait tapu kaydının kısmen iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı İbrahim, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Osman'a dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Davaya katılması sağlanan Hazine vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davaya katılması sağlanan köy tüzel kişiliği temsilcisine yöntemine uygun bir biçimde dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi Hasan Yüksel ve arkadaşının 12.02.2004 günlü rapor ve krokilerinde A harfi ile gösterilen 250 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miktarının davalı İbrahim'e ait 133 ada 55 nolu parselden iptaliyle davacıya ait 133 ada 52 nolu parsele eklenmesine, aynı krokide B harfi ile işaretli 230 m2 lik kaydın iptali ile 133 ada 52 nolu parsele eklenmesine, tapuya bu şekilde tesciline, kalan miktar üzerindeki talebin reddine, davalı Osman Arslan'a karşı açılan davanın reddine, köy tüzel kişiliğine karşı açılan davanın ise, husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi üzerine; hükmün, kabulüne ilişkin bölümleri davalı İbrahim ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan tescil, tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı, kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak taşınmazının eksik tespit edildiğini, bir kısmının davalı İbrahim'e ait parsel içerisinde kaldığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, teknik bilirkişinin krokisinde A harfi ile gösterilen 250 m2 lik taşınmaz bölümünün davalı İbrahim'e ait 133 ada 55 nolu parselden iptal edilerek davacıya ait aynı ada 52 nolu parsele ilavesi suretiyle tesciline karar verilmiştir. Hükmün bu kısmı davalı İbrahim tarafından temyiz edilmiş ise de, hüküm 30.05.2005 tarihinde davalı İbrahim'e tebliğ edilmiş ve hüküm 08.06.2005 tarihinde İbrahim tarafından temyiz edilmiş ve harçta aynı tarihte yatırılmıştır. HUMK. nun 437/1. madde ve fıkrasına göre Sulh Hukuk Mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi 8 gündür. Hüküm 30.05.2005 tarihinde davalı İbrahim'e tebliğ edilmiş ve 8 günlük sürenin bitim tarihi olan en geç 07.06.2005 Salı günü mesai saati bitimine kadar temyiz isteğinde bulunması gerekirken bu süre aşılarak 8.6.2005 tarihinde temyiz dilekçesini verdiği anlaşıldığından sürenin geçirilmesi nedeniyle davalı İbrahim'in temyiz isteminin reddine,
Davalı Hazine vekilinin, krokide B ile işaretli taşınmaz bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; teknik bilirkişinin 24.03.2005 günlü rapor ve krokileri ile uzman bilirkişi jeoloji mühendisinin 04.04.2005 günlü raporlarına göre krokide B ile işaretli taşınmaz bölümünün tespit dışı bırakılan yerlerden olduğu anlaşılmıştır. Dava başlangıçta sadece İbrahim Arslan ve Osman Arslan'a karşı açılmış olup, Hazine ve köy tüzel kişiliği hasım gösterilmemiştir. Osman Arslan'ın yapılan yargılama sırasında kayıt maliki olmadığı belirlenmiş ve Osman'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı dava dilekçesinde; açıkça bu iki kişi adına kayıtlı parselden bir kısım taşınmazın iptal ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Daha sonra tescili istenen taşınmazın davalı İbrahim'e ait 133 ada 52 parsel içinde kaldığı belirlenmiş, bir kısmı da az önce açıklandığı şekilde tespit dışı bırakılan yer olduğu saptanmıştır. Gerekçesi tam anlaşılmamakla birlikte 05.11.2003 günlü yargılama oturumu ara kararı uyarınca mahkemenin isteği üzerine dava Hazineye ve köy tüzel kişiliğine yöneltilmiştir. Tespit dışı kalan bu yer için davacının yöntemine uygun bir biçimde açılan bir davası ve isteği yoktur. Kayıt maliki İbrahim ile Hazine ve köy tüzel kişiliği arasında mecburi dava arkadaşlığı da söz konusu değildir.
Sadece kayıt malikine karşı açılan bir davada; Hazine ve köy tüzel kişiliğinin katılmasının sağlanmasıyla tespit dışı bırakılan yer için hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır. Kaldı ki, bitişikte bulunan davalı İbrahim'e ait 133 ada 52 nolu parselin kadastro tespiti 23.09.1993 tarihinde yapılmıştır. Kabulüne karar verilen ve B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün aynı tarihte tespit dışı bırakıldığı gözetilerek davanın açıldığı 27.06.2003 tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi ve koşulları da geçmemiş bulunmaktadır. Kadastronun girmesiyle zilyetlik kesintiye uğrar, kazanmayı sağlayan 20 yıllık kazanma süresi kadastro tespitinden itibaren yeniden işlemeye başlar. Bu yönüyle de davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemektedir. Belirtilen bu somut ve hukuki olgular karşısında B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümü hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün B harfine ilişkin kısmının HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde İbrahim Aslan'a iadesine, 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy