(3402 S. K. m. 13,14)
Dava: Menderes Erkul ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Tufanbeyli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.04.2005 gün ve 51/28 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, miras yoluyla intikal, taksim, bağış ve kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 110 ada 47, 11 ada 57 ve 133 ada 16 parsellerin Hazine üzerindeki tapu kayıtlarının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro tutanaklarına göre, 110 ada 47 parsel 20.5.1963 gün ve 44, 57 parsel aynı tarih, 39, 16 parsel 18.4.1963 gün, 136 numaralı tapu kayıtlarına dayanılarak 31.5.1994 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. Davacı, dava konusu yerlerin kök miras bırakanı Hacı Musa'dan taksimle yakın miras bırakan babası Ali'ye, onunda sağlığındaki bağış ve devri ile kendisine geçtiğini açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu parsellere uygulanan dayanak tapu kayıtları 4753 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tesis edilmişlerdir. Bu tür uyuşmazlıklarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin belirtme tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile sürdürülmüş olması gerekir. 47 parsele uygulanan dayanak tapu kaydına ait belirtmelik dosya arasında bulunmamaktadır. 57 ve 16 parsellerin belirtmeliklerine göre de, başka parsellere uygulanan vergi kayıtlarının miktar fazlası olmaları nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilen yerlerdir. Belirtme aşamasında nazara alınan vergi kayıtları ve komşu parsellere ait belgeler getirtilip nazara alınmamıştır. Diğer yönden bu tür davalarda kazanmayı sağlayan zilyetliğin Hazineye karşı kanıtlanması gerekir. Mahkemece tanık dinlenilmeden yerel bilirkişilerin sözlerine dayanılarak hüküm kurulmuştur. 1932 doğumlu yerel bilirkişi yaşı itibariyle belirtme tarihinden önceki süreyi ve koşulları bilecek yaşta değildir. Diğer yerel bilirkişi ise, 1947 doğumlu olup onunda beyanları yetersizdir. Davacı dilekçesinde tanık deliline dayandığına göre kendisinden tanıklarının sorulması, tanık gösterdiği taktirde yöntemine uygun bir biçimde taşınmaz başında dinlenilmeleri, belirtme tarihine kadar kazanma süresi ve koşullarının geçip geçmediğinin, belirtme sırasında nazara alınan belgelere ve komşu parsellere ait belgelere göre kazanmaya engel bir halin bulunup bulunmadığının ayrıntılı olarak araştırılıp belirlenmesi, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Sonuç: Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy