(3402 S. K. m. 15) (4721 S. K. m. 677)
Dava: Şükrü Düdük ile Ali Bilen aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Avanos Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 01.04.2005 gün ve 418/111 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, ortak miras bırakan Osman Düdük adına tespit ve tescil edilen 110 ada 3, 7, 25; 104 ada 105; 130 ada 10; 164 ada 2; 166 ada 70 ve 165 ada 36 parseldeki davalının miras bırakan annesi Hatice'nin paylarını satın ve devraldığını açıklayarak tapu kayıtlarının iptali ile tümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, 130 ada 10 parsel hakkındaki davanın feragat nedeniyle, diğer parseller hakkındaki davanın taksim ve miras payının devrinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda ada ve parsel numaraları yazılı taşınmazlar 1973 yılında ölen tarafların ortak miras bırakanı Osman adına tapuda kayıtlı bulunmaktadır. Osman'ın davacı Şükrü ve davalının miras bırakanı Hatice'den başka mirasçısı bulunmamaktadır. Kadastro tutanaklarındaki açıklamalara göre, tespitler 1996 yılında yapılmıştır. Taşınmazlar ortak miras bırakan Osman adına tapuda kayıtlı bulunduğuna göre miras payının devrinin ileri süren davacı Şükrü tarafından kanıtlanması gerekir. TMK. nun 677. maddesi hükmüne göre, yazılı olmak koşulu ile bir mirasçının payının diğer mirasçıya devri geçerlidir. Ancak, miras payının devri kadastro tespitinden önceki evrede yapılmış ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 15. maddesi hükmüne göre bu hususun her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Somut olayda, davacı Şükrü miras payının devrine ilişkin üç adet belge dosyaya sunmuş ise de, bu belgelerin hangi taşınmaza ait olduğu belirlenmediği gibi senette imzaları bulunan tanıklar ve ihtiyar heyeti üyeleri davacı Şükrü'nün bu belgeleri kendilerine imzalattığını bildirmişler, miras payının devri hakkında kesin beyanda bulunmamışlardır. Bu açıklamalara göre miras payının devredildiği davacılar tarafından kanıtlanmamıştır. Davacı dilekçesinde taksimden söz etmiş ise de, bu olguda dosya içeriğinden anlaşılmamaktadır. Tüm bu açıklamalar gözönünde tutularak yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 11,20 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 28.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy