(1086 S. K. m. 74) (4721 S. K. m. 713) (3402 S. K. m. 14)
Dava: İbrahim Sungur, Zehra Sungur ve Müzeyyen Dilber ile Fatih Sungur ve Tapu Sicil Müdürlüğü aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Arsin Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 03.03.2005 gün ve 387/20 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Fatih Sungur vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, kendilerine ait ve 159 ada 46 nolu parselle birlikte kullandıkları yaklaşık 200 m2'lik taşınmaz bölümünün, davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 159 ada 45 nolu parsel içerisinde tespit edildiğini açıklayarak yaklaşık 200 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümü bakımından davalının tapu kaydının iptali ile 46 parsele eklenmek suretiyle adlarına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, kadastro tespitinin doğru olduğunu, davanın yerinde olmadığını belirterek reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişi Muzaffer Kandemir ve arkadaşının 24.5.2004 günlü rapor ve krokilerinde belirtilen 207.99 m2'lik taşınmaz bölümü hakkındaki davanın kabulüne ve bu miktarda 159 ada 45 nolu parselin tapu kaydının iptaline, 207.99 m2'lik taşınmaz bölümünün aynı ada 46 nolu parsele eklenmesi suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebebine dayalı olarak TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Uyuşmazlık konusu 159 ada 45 nolu parsel, 16.3.1994 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Abdulmecit Sungur adına tespit edilmiş olup, 16.9.1998 tarihinde tapuda yapılan satış ve devirle davalı Abdulmecit oğlu Fatih Sungur'a intikal etmiştir. Davacılara ait 159 ada 46 sayılı parsel ise yapılan kadastro çalışmaları sırasında davacılar ile diğer bazı paydaşlar adına tespit edilmiştir. Kadastro tutanağının 10.11.1994 tarihinde kesinleşmesiyle Emriye Sungur, Mecbure Kalmuk, İbrahim kızı Zehra Sungur, Zakire Kalmuk, Reşit Sungur, Halit Sungur, İbrahim Sungur, Hasan kızı Zehra Sungur ve Müzeyyen Sungur adına paylı mülkiyet şeklinde tapuya kaydedilmiştir. Davacılar İbrahim, Hasan kızı Zehra ve Müzeyyen Sungur'un (Dilber'in) tapu kaydına göre 6/90'ar payları bulunmaktadır. Dava sadece ismi geçen davacılar tarafından açılmış olup, diğer altı paydaşın herhangi bir dava ve istekleri bulunmamaktadır. Buna karşın iptal ve tescile karar verilen 207,99 m2nin 159 ada 46 nolu parsele ilavesi suretiyle tüm paydaşlar adına iptal ve tescile karar verilmiş bulunması HUMK. nun 74. maddesine aykırılık teşkil eder. Anılan madde de; hakim her iki tarafın iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez denilmektedir. Şu halde, 46 nolu parsel maliklerine ait olup, davalının 45 nolu parseli içerisinde tespit edildiği belirlenen, 207.99 m2'lik taşınmaz bölümü açısından davacıların tapu kaydında yazılı bulunan 6/90'ar pay oranları gözetilerek bunların payı oranında 159 ada 45 nolu parselin tapu kaydının iptaline ve yine davacıların tapudaki pay oranları gözetilerek ve bu paylarına ilavesi suretiyle tesciline karar verilmesi gerekirken, tüm paydaşlar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Öte yandan Tapu Sicil Müdürlüğü, tapu maliki bulunmadığına ve dava kayıt malikine karşı açıldığına göre, Tapu Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy