(3402 S. K. m. 14) (4721 S. K. m. 716)
Dava: U. Uyan ve müşterekleri ile Hazine ve Kestel Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Alanya 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 31.05.2005 gün ve 30/252 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı bir parça taşınmazın mirasen intikale, miras bırakanın imar ve ihyasına; kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayanarak vekil edenleri adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, edinim şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile fenni bilirkişi İsmail İ. tarafından düzenlenen 14.04.2005 tarihli rapor ve krokide belirtilen 17232,56 m2 yerin davacılar adına veraset ilamındaki hisseler oranında tesciline fazlaya ilişen istemin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına ve tescil konusu taşınmazın, 06.01.1998 tarihinde ölen davacıların ortak miras bırakanı İsmail B.'dan kaldığı, taksim edilmediği dava tarihinden geriye doğru davacılar ve miras bırakanları İsmail B. tarafından üzerindeki taşlar ve çalılıklar temizlenerek imar ve ihya edildikten sonra 20 yıldan fazla süre ile koşullarına uygun olarak tasarruf edildiği yerel bilirkişi ve tanıklarca ifade edildiğine; 1988 yılında kesinleşen orman sınırlandırma hattının dışında ve en yakın orman sınırlandırma hattına 1000 metre uzaklıkta ormanla alakası olmayan bir yer olduğu fenni bilirkişi Mustafa A. tarafından 26.12.2003 tarihli rapor ve krokisinde açıklandığına; 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık ve çalılık olarak tespit dışı bırakılan dava konusu taşınmazın imar-ihya edilerek ve teraslamalar yapılarak kültür arazisi haline getirildiği, imar-ihyanın 25-30 yıl evvel bittiği ve o tarihten beri de bahçe olarak kullanılan kuru tarım arazisi nitelikli yer olduğu Ziraatçı uzman bilirkişi tarafından gerekçeli olarak belirlendiğine, uyuşmazlığın niteliğine göre yasal ilanlar ve incelemeler yapılmış bulunduğuna göre tescil konusu taşınmaz bölümüne yönelik davanın kabulünde kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/i maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına, 22.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy