(3402 S. K. m. 27/1)
Dava: Davacı kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak 384 parselin tapu kaydının kısmen iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi ile davalı Belediye vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacının kazandırıcı zamanaşımı, zilyetliği nedeniyle adına tescilini istediği taşınmazın kadastroca Hazine adına tespit gören 384 parsel içinde kaldığı belirlenmiş, mahkemece sicile kayıtlı böyle bir taşınmazın tescilinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. 384 parsel kadastroca 05.02.1988 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, ise de, Kadastro Mahkemesinde itirazlı olduğundan tespit kesinleşmemiştir. Kadastro tespiti kesinleşmediğine göre henüz sicil oluşmamıştır. Kaldı ki, tescil isteği iptali de, kapsadığından mahkemenin red gerekçesine katılmak mümkün değildir.
Dava konusu 384 parsel hakkında davanın açılmasından önce kadastro tutanağı düzenlendiğine ve tutanak kesinleşmediğine göre, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 27/1. maddesi uyarınca davanın kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. Açıklana Kanun hükmü nazara alınarak uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken davanın esası incelenerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy