8. Hukuk Dairesi 2007/1583 E., 2007/2579 K.
"İçtihat Metni"
G.Ö. ve müşterekleri, birleşen dosyanın davacısı T.Ö.ile F.D.ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Çavdır Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 04.11.2004 gün ve 56/96 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile birleşen dosyanın davacı vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar G.Ö. ve arkadaşları vekili ile davacı T.Ö.vekili, ayrı ayrı açtıkları ve birleştirilen dava dosyaları içerisindeki dilekçeleri ile 2688 parselin ayrı bölümlerinin davalı Fidan tarafından vekil edenlerinin miras bırakanı M.Ç.'e satılıp devredildiğini, kayıt malikinin ölüm tarihinden 04.06.2003 tarihine kadar dava konusu parselin tapu kaydının intikal ettirilmediğini, dava tarihine kadar kazanma koşullarının oluştuğunu belirterek satın ve devraldıkları yerlere ait tapu kayıtlarının iptali ile ayrı ayrı vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Fidan, davacıların açmış olduğu davaları ayrı ayrı kabul ettiğini bildirmiş, diğer davalılar ise davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, G.Ö. ve arkadaşlarının arasındaki paylaştırmanın yazılı şekilde yapılmadığı, ayrıca kayıt malikinin mirasçılarından davalı Fidan'ın tek başına davacılara yapmış olduğu satışın geçersiz olduğu, kısmi kullanmanın iktisap sağlamayacağı, ayrıca belediyenin vermiş olduğu cevaba göre dava konusu taşınmazların bölünmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsayan 2688 parsel 28.05.1962 tarihinde belgesizden Durmuş oğlu A.D. adına tespit edilmiş, 23.08.1963 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacılar ayrı ayrı açtıkları dava ile kayıt malikinin mirasçılarından Fidan'ın taşınmazın belli bölümlerini vekil edenlerine sattığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Dosya içerisindeki intikale ilişkin belgelere göre, kayıt maliki Abdullah 29.01.1973 tarihinde vefat etmiş olup, dava konusu parsel 04.06.2003 tarihinde tapuda intikal ettirilmiştir.
Davacı G.Ö. ve arkadaşları, dava konusu taşınmaz bölümünü 1973 yılında miras bırakanları Mehmet Çelik'in satın ve devraldığını, ölümü üzerine 1997 yılında yapılan taksimde kendilerine isabet ettiğini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Mahkemece davacı Gülsüm ve arkadaşlarının paylaştırma olgusunu yazılı olarak kanıtlayamadıkları gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. TMK.nun 676.maddesinin son fıkrası hükmüne göre paylaştırma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması zorunludur. Ancak, görülmekte olan davada durum farklılık arz etmektedir. Paylaştırmanın konusu tapu kaydının iptal ve tescili istenilen 2688 parsel olmayıp bu parsel üzerinde davacıların miras bırakanı Mehmet Çelik'in sürdürülen kazanmayı sağlayan zilyetliğidir. Maddi olaylardan sayılan zilyetlik olgusunun ve paylaştırmanın her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Bu durumda TMK.nun 676. maddesinde öngörülen paylaştırmanın yazılı olarak yapılması koşulu aranmaz. Bu açıklamalar karşısında yerel mahkemenin bu yöne ilişen gerekçesi yerinde görülmemiştir.
Diğer yönden, kısmi iktisabı önleyen 08.04.1960 tarih, 15/7 esas ve sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 15.maddesi karşısında uygulama kabiliyeti bulunmamaktadır. Koşulları mevcut olduğu takdirde taşınmazın tamamı gibi bir parçasının veya bir payının kazanılması da mümkündür. Ayrıca, dava konusu 2688 parsel Söğüt Köyünde bulunmakta olup, ilgisi olmayan belediyenin gerekçesiz yazısına dayanılarak, ifrazının mümkün olmadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir. İddia ve savunma çerçevesinde taraf delillerinin eksiksiz olarak toplanıp birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar G.Ö. ve arkadaşları vekili ile birleşen dosyanın davacısı T.Ö.vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 11,20 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine 30.04.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.