(4721 S. K. m. 737)
Dava: Güler Sükan ile Şükriye Boran ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenilmesi davasının reddine dair Ankara 19. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 28.12.2006 tarih ve 11/515 s. hükmün Yargıtayca tetkiki davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, Angora Evleri 18994 ada 1 parsel üzerinde bulunan villanın vekil edeni tarafından S.S.Kooperatif 18 Konut Yapı Kooperatifinden satn alındığı, komşu 18995 ada üzerindeki villaları kullanan davalıların, kooperatif tarafından yapılan istinat duvarı üzerine mevzuata aykırı biçimde ekleme yaparak vekil edenine ilişkin villanın ön görünümünü kapattıkları, duvarların standartlara uygun yapılmaması sebebiyle bina için tehlike oluşturduğunu ayrıca duvar arkasında biriken yağmur sularının taşınmazın bahçesine zarar verdiğini açıklayarak davalıların haksız elatmalarının önlenmesine, mevzuat ve standartlara aykırı olarak yapılan duvarın yıkılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın yersiz açıldığını, uyuşmazlık konusu duvarın Kooperatif ve yüklenici firma tarafından kot farkı sebebiyle oluşabilecek toprak kaymalarını önlemek amacı ile yapıldığını, imar mevzuatına uygun olduğunu, açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
18994 ada 1 parsel, 21.12.2006 gününde kat irtifakı kurulmak suretiyle Dubleks Mesken niteliğinde S.S. Kooperatif 18.Konut Yapı Kooperatifi adına tapuda kayıtlı bulunan bir yerdir. Davacı ve davalılar kullandıkları dubleks binaları Kooperatiften satın aldıklarını açıklamışlar ise de taşınmazlar halen kooperatif üzerinde kayıtlı bulunmaktadır.
Dava; TMK. nun 737. maddesi hükmü uyarınca komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Davacı taraf, dava konusu duvarın imar mevzuatı ve standartlara uygun olmaması sebebiyle kendi taşınmazı için tehlike oluşturduğunu, binanın önünü kapattığını ve görünümünü bozduğunu, biriken yağmur sularının da bahçeye zarar verdiğini ileri sürmüş, davalılar vekili ise, anılan duvarın yüklenici tarafından toprak kaymalarını önlemek amacı ile yapıldığını, imar mevzuatına aykırılık bulunmadığını açıklamıştır. Davanın açılmasından önce davacı tarafından hasımsız olarak istenilen delil tespiti dosyasında dinlenen İnşaat Mühendisi Necmettin Beyter 06.11.2005 günlü raporunda, uyuşmazlık konusu duvarın plansız, ruhsatsız ve kaçak olduğu, fenni kurallara uyulmadan yapıldığı, davacının güneşini kestiğini, barbakan kanallardan akan suların bahçeye zarar vereceği, fenni kurallara uygun yapılmadığından her an yıkılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu bildirmiştir. Bu rapor davalılara tebliğ edilmiş, davalılar vekili, 01.12.2005 günlü dilekçe ile itirazda bulunmuştur. Davanın açılmasından sonra taşınmazların bulunduğu yerde yapılan keşifte dinlenilen bilirkişi kurulunun düzenlediği 06.11.2006 havale günlü raporda, dava konusu duvarın sağlam yapıda olup davacı taşınmazı bakımından tehlike oluşturmadığı, davacıya ilişkin konutun güneşini kapatmadığı, yağmur sularının feyezana neden olmasının mümkün bulunmadığı ve imar mevzuatına uygun olarak yapıldığı ve Çankaya Belediye Meclisinin 27.02.2004 gün ve 83 s. kararı ile kabul edildiği bildirilmiş olup, raporlar arasında komşuluk hukukuna aykırılık yönünden açık bir çelişki mevcuttur. Son alınan bilirkişi kurulu raporunda davalıların itirazına uğrayan ilk rapordaki farklılıklar giderilmediği için iki rapor arasında aykırılık oluşmuştur. Anılan bu aykırılık mahkemece giderilmemiş, uyuşmazlık konusu duvarın imar mevzuatı ile inşaat standartlarına uygun olup olmadığı, davacının taşınmazı bakımından tehlike oluşturup oluşturmadığı ve bahçesine zarar verip vermediği yeniden oluşturulacak uzman bilirkişiler aracılığı ile araştırılarak duraksamaya yol açmayacak biçimde belirlenmemiştir. Mahkemece açıklanan araştırma ve incelemeler yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün açıklanan sebeplerle HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 13,10 YTL peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 03.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy