(1086 S. K. m. 445)
Dava: N. B. ile N. İ. Y. ve K. Y. aralarındaki miras taksim nedeniyle tapu iptali, tescil ve yargılamanın yenilenmesi davasının reddine dair Niğde 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 29.11.2007 gün ve 441/727 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunan N. B. vekili, ayrıntısı dava dilekçesinde gösterilen Ankara ilindeki adreste oturmasına rağmen, akraba olan davalıların bilerek Niğde ilindeki başka adrese tebligat çıkarttıklarını ileri sürerek HUMK.nun 445/7 maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalılar K. Y. ve N. Y. vekili, davacının tebligat tarihinde bildirilen adreste kızkardeşi ile birlikte oturduğunu, yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, usulüne uygun tebligatın yapılmadığı, yenilenmesi istenen hükmün henüz kesinleşmediği, N. B.'nin temyiz yoluna başvurmak yerine nedenleri kanunda sınırlı olarak sayılmış olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı N. B. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yenilenmesi istenen Niğde Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/310 esas sayılı dava dosyasının davacıları K. ve N. Yılmaz, miras paylaşma anlaşmasına dayanarak dava konusu 564 ada 36 parselin tapu kaydının iptaliyle adlarına tescilini istemişler, dava dilekçesi ve yargılama sonunda verilen 20.10.2005 tarih 2005/310 esas 2005/452 karar sayılı kabul hükmü N. B.'ye Niğde ili Bankalar Caddesi Bahadır Apartmanı Kat: XX adresindeki yeğeni İ. A.a tebliğ edilmiştir. Görülmekte olan yenileme davasında ise N. B. vekili, vekil edeninin Ankara ili Şehit Gönenç Caddesi No: XX adresinde oturduğunu, davacının yeğeni N. ve eniştesi K.'nin bunu bilmesine rağmen gerçek adresi mahkemeden gizleyerek hile ile başka adrese tebligat çıkarttıklarını, kanunda belirtilen hile ve huda unsurunun gerçekleştiğini ileri sürerek tarih ve sayısı belirtilen mahkeme hükmünün kaldırılmasını, tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir. HUMK.nun 445. maddesinin 7. bendinde sözü edilen hile ve huda, uygulamada ve doktrinde geniş anlamda anlaşılmakta ve bilinen olayların davada gizlenilmesi ya da somut olayda olduğu gibi, yöntemince tebligat yaptırılmayarak davanın karşı tarafın yokluğunda sonuçlandırılması hile ve huda kapsamında sayılmaktadır. Hüküm bu haliyle şeklen de olsa temyiz edilmeyerek 08.03.2006 tarihinde kesinleştiği ve yargılamanın yenilenmesi davasının 07.09.2007 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu yüzden davacıların yargılamanın yenilenmesi talebi kanunun 445/7 maddesine uygundur. Hal böyle olunca, mahkemece; yanlış adres gösterilerek tebligat yapıldığını iddia eden davacı tarafından bu konudaki delilleri istenip toplanarak, hile ve hudanın oluşup oluşmadığının araştırılması ve özellikle dava dilekçesinin ve hükmün tebliği tarihlerinde N. B.'nin hangi yer nüfusuna kayıtlı olduğu, seçimlerde nerede oy kullandığının araştırılıp belirlenmesi, yargılamanın yenilenmesi isteğinin sonucuna uygun değerlendirilmesi, ondan sonra istek hakkında karar verilmesi yerine iddia edilen olayların nitelendirilmesinde hataya düşülerek talebin HUMK.nun 445. maddesinde sayılan nedenlere uymadığından bahisle reddi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle davacı N. B. vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan mahkeme hükmünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00 YTL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.06.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy