(4721 S. K. m. 1003, 1004) (3402 S. K. m. 14)
Dava: Şaban Ünlü ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne dair Felahiye Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 08.04.2008 gün ve 209/64 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, arazi kadastrosunda sahibi bilinememesi nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilen 115 ada 240 parsel sayılı taşınmazın önceden Süleyman Çankaya isimli şahsın zilyetliğinde iken bu yeri 12.05.1995 tarihinde haricen düzenlenen senetle satın aldığını, kadastro çalışmaları sırasında yurt dışında olması nedeniyle bu taşınmazın Hazine adına yazıldığını ileri sürerek iptal ve tescil talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 115 ada 240 nolu parselin Hazine adına olan tapu kaydının iptaliyle 03.04.2008 tarihli fenni bilirkişi krokisinde kırmızı renkle taralı A harfiyle gösterilen 10337.33 m2'lik kısmın yeni bir parsel numarası verilerek davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, parselin geri kalan ve B harfiyle gösterilen 12923,59 m2'lik kısmının yeni bir parsel numarası verilerek Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK. nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Toplanan deliller, tem dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmalarından önce Süleyman Çankaya'nın zilyetliğinde iken 12.05.1995 tarihinde haricen düzenlenen senetle, davacı Şaban Ünlü'ye satılarak teslim edildiği ve zilyetliğin önceki malikle birlikte aralıksız çekişmesiz olarak 35-40 yıldan beri davacı ve bayiinde bulunduğu davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği belirlendiğine göre, davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir REDDİNE,
Ancak TMK. nun 1000. maddesi uyarınca her taşınmaza kütükte bir sayfa ayrılır ve sayfa numaraları birbirini izler hükmü gözönünde bulundurularak aynı kanunun 1003. ve 1004. maddeleri dikkate alınarak tapuya kaydedilmesi zorunludur. Hal böyle olunca, 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmaz 115 ada 240 parsel olarak tespit ve tescil edilmiştir. Yapılan uygulamada, bu taşınmazın 03.04.2008 tarihli fenni bilirkişi krokisinde kırmızı renkle taralı A harfiyle gösterilen 10337.33 m2'lik kısmının davacının ve bayiinin zilyetliğinde olduğu saptanmıştır. Taşınmazın tamamının iptali ve tescili söz konusu değildir. Bu durumda, 115 ada 240 nolu parselin karara esas alınan fenni bilirkişi krokisinde B harfiyle gösterilen 12923.59 m2'lik kısmının 115 ada 240 nolu parsel olarak Hazine üzerinde bırakılması gerekirken; bu bölüm içinde yeni bir parsel numarası verilerek tescil kararı verilmesi doğru olmamıştır. Öyle ise, yukarıda değinilen fenni bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen bölüm için yeni bir parsel numarası verilerek davacı adına iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken; 115 ada 240 nolu parseli kaydının tamamen kapatılarak yok sayılması doğru olmamıştır.
Sonuç: Hazine vekilinin temyiz itirazları tapu tekniği ve kuralı açısından sadece bu yönüyle kabul edilerek yerel mahkeme hükmünün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy