(818 S. K. m. 21)
Dava ve Karar: M. E. ile A. E. ve müşterekleri, dahili davalılar E. E. ve müşterekleri aralarındaki miras paylaşımı nedeniyle tapu iptali ve tescil davasının reddi ne dair Tokat 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 08.11.2007 gün ve 590/281 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.10.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan davalılar vekili Avukat Ş. T. geldi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı M. E. vekili, gabin hukuksal nedenine dayanarak miras paylaşım sözleşmesinin iptaline ve dava konusu taşınmazların yeniden miras bırakan adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar A. E. ve arkadaşları vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, gabin'in objektif ve subjektif unsurlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bir sözleşmenin gabin nedeniyle geçersiz olduğunun kabulü için edim ve karşı edim arasındaki nisbetsizliğin taraflardan birinin, diğerinin şahsında mevcut özel bir durumu bilerek istismar etmesi, sömürmesi sonucu oluşması gerekir. Dar ve zor durumda kalmaları nedeniyle sözleşme yapmaya, mallarını çok düşük bedel ile devretmeye sürüklenmiş kişileri korumak, zayıfı güçlüye ezdirmemek için hukukumuzda da düzenlemeler yapılmış, Borçlar Kanununun 21. maddesi ile aynen bir akitte ivazlar arasında açık bir nisbetsizlik bulunduğu takdirde eğer gabin mutazarrırın muzayaka halinde bulunmasından veya hiffetinden yahut tecrübesizliğinden istifade suretiyle vukua getirilmiş ise mutazarrır bir sene zarfında akti feshettiğini beyan ederek verdiği şeyi geri alabilir hükmü getirilmiştir. O halde, gabinden söz edilebilmesi, objektif unsur olan edimler arasındaki aşırı nisbetsizlik yanında, bir tarafın darda kalma, tecrübesizlik, düşüncesizlik (hafiflik) hallerinin bulunması, diğer yanın ise yararlanmak, sömürmek kastını taşıması biçiminde subjektif unsurun gerçekleşmesine bağlıdır. Gabinin varlığı zarar görene (sömürülene), sözleşme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek iptal davası açıp iddiasını her türlü delille kanıtlama ve verdiğini geri isteme hakkı verir.
Somut olayda; davacı vekili, vekil edeninin 25 adet daire yapılabileceği inancıyla 482 ada 7 parsel sayılı taşınmazı alarak miras paylaşımını kabul ettiğini, ancak sonradan parsel içinden imar yolunun geçmesi nedeniyle belirtilen sayıda daire yapılmasının mümkün olmadığının öğrenildiğini, davacının imar uygulamasını bilecek durumda olmadığını, kız kardeşinin eşinin boşanma baskısı altında olduğunu, erkek kardeşinin daha fazla pay alma tehdidinde bulunduğunu ileri sürerek paylaşım sözleşmesinin iptali isteğinde bulunmuştur. Davacı 54 yaşında, evli, uzun yıllardan beri Tokat ilinde yaşayan, okur-yazar, damadı belediyede çalışan bir kişidir. İmar uygulaması, devletin yetkili organları tarafından yapılan, halkın bilgisine açık, resmi işlemdir. Davacı, her zaman paylaşıma konu taşınmazların tapu, kadastro ve imar durumunu öğrenecek durumdadır. Diğer yandan, kız kardeşinin eşinin, davacının da fazla pay alacağını söyleyen erkek kardeşinin baskısı altında miras paylaşımını yaptığı iddiası gabin sonucunu doğuracak unsurları taşımamaktadır. Davacının, miras paylaşımındaki tercihi, davalıların eylemlerinden kaynaklanan bir durum değildir. Tüm bu açıklamalar karşısında, gabinin yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine tarar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 550 YTL. Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında Avukat marifetiyle temsil olunan davalılara verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 14, 00 YTL peşin harem onama harcına mahsubuna 21.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy