(4721 S. K. m. 713)
Dava: Davacı vekili, vekil edeni ile davalı Mustafa'nın miras bırakanı Ramazan'ın 30 sene kadar önce Burhan isimli kişiden satın ve devraldığı dava konusu taşınmazın hükmen davalı Mustafa Türkoğlu adına tesbit ve tescil edildiğini, daha sonra satışıyla sair davalı Ömer'e geçtiğini açıklayarak ½ hissenin tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 181 parselin tapu kaydının ½ oranında iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Dava konusu 181 parsele ilişkin kadastro tutanağı dosya arasında bulunmamaktadır. Başmakçı Kadastro Mahkemesinin 1992/2-1994/4 esas ve karar s. kararının içeriğinden; taşınmazın davalı Ayşe Çakır ve müşterekleri adına tesbit edilmesi üzerine Abdurrahman Coşkun mirasçılarının süresinde açmış oldukları kadastro tespitine itiraz davasında şimdiki davanın davalısı Mustafa Türkoğlu davaya katılarak taşınmazın kendisine ilişkin olduğunu ileri sürmüş, yapılan yargılama sonunda davaya katılan Mustafa Türkoğlu ve Şekip Mercan'ın isteğinin kabulüne, 10.800 m2 yüzölçüme sahip 181 parselin Mustafa Türkoğlu adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Esas ve karar numarası yazılı hükmün hangi tarihte kesinleştiği kararın altına yazılmamış ise de, 27.11.1996 gününde tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu halde dava konusu parselin tespitinin hükmen 27.11.1996 gününde kesinleştiğinin kabulü gerekir. Bütün bunlardan sonra dava konusu parsel dava gününden önce 6.5.2003 gününde tapudaki satış ve devirle davalı Ömer Baysal'a satılmak suretiyle adına tescil edilmiştir. Davacı vekili vekil edeniyle davalı Mustafa'nın miras bırakanı Ramazan'ın bu yeri satın aldığını, ölümünden sonra birlikte kullandıklarını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Dosyadaki bilgilere göre davacının miras bırakanı Ramazan 1977 yılında ölmüştür. Ölüm gününe göre terekesi elbirliği hükümlerine tabi olup usulüne uygun bir taksimin yapılıp yapılmadığı ileri sürülmediği gibi mahkemece de üzerinde durulmamıştır. Bu açıklamalar karşısında davanın yürütülebilmesi bakımından dava koşulunun yerine getirilmesi gerekir. Davacı Süleyman'la davada pasif husumet ehliyeti bulunmayan Mustafa'nın miras bırakanı Ramazan'dan kalan dava konusu taşınmazın usulüne uygun taksim edilip edilmediği, edilmiş ise davacının payı oranında iptal ve tescile, edilmemiş ise taşınmaz halen elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi ise o taktirde davacının tek başına açmış olduğu iptal ve tescil davasının yürütülemeyeceğinin düşünülmesi gerekmektedir.
Dava mülkiyetin aktarılmasına ait tapu iptali ve tescil davasıdır. Görülmekte olan davada dava konusu parsel dava gününden önce davalı Ömer Baysal'a satılıp sicil oluşturulduğuna göre davanın ayrıca önceki malik satıcı Mustafa'ya yöneltilmesine gerek bulunmamaktadır. Mustafa hakkındaki davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarda açıklanan sebeplerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 15,00 YTL peşin harcın istem halinde temyiz edene iadesine 01.07.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy