(3402 S. K. m. 24, 25)
Dava: İskender Çakır ile Hazine ve Serinsu Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasında mahkemenin görevsizliğine dair Narman Sulh Hukuk Hakimliğinden verilen 08.05.2008 gün ve 228/61 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacı kadastroca tespit dışı bırakılan dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı taşınmazın, adına tapuya tescili isteğiyle Narman Kadastro Mahkemesine açtığı 2008/188 esas sayılı davanın, taşınmazın 136 ada 4 parsel kapsamında kaldığı ve Kadastro Mahkemesinde davalı olduğu belirtilerek 2006/87 esas sayılı davayla birleştirilmesine karar verilmiş, Narman Kadastro Mahkemesi 2.10.2007 tarih ve 2007/288 esas, 2008/61 karar sayısı ile, dava konusu 136 ada 4 parsele ilişkin tespit kesinleşmiş olmakla birlikte davacının askı ilan süresini geçirdikten sonra dava açtığından kendisi yönünden tutanağın kesinleştiği, bu nedenle davanın Sulh Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş, bu karar temyiz edilmeksizin 17.1.2008 tarihinde kesinleşmiştir.
Narman Sulh Hukuk Mahkemesince, dava konusu 136 ada 4 parsel hakkında kadastro tutanağı kesinleşmediğinden davanın kadastro mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle görevsizliğe ve olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü ve yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 136 ada 4 parsel hakkında davacı dışında başka kişiler tarafından Kadastro Mahkemesine süresinde dava açılmış olduğuna göre tutanağın kesinleştiğinden söz edilemez. Kadastro tespitine süresi içinde itiraz eden veya etmeyenler ya da komisyon kararının tebliği tarihine göre kesinleşme değişik tarihlere çekilemez. Kadastro tutanağı herkes için aynı tarihte kesinleşir. Davacı dışındaki üçüncü kişilerin 136 ada 4 parsel hakkında Kadastro Mahkemesine açtıkları dava ile tutanağın kesinleşmesi önlendiğine göre davacının itiraz üzerine komisyon kararının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 30 günlük süreyi kaçırmış olması, kendisi yönünden tutanağın kesinleştiği sonucunu doğurmaz. Bu nedenle dava Kadastro Mahkemesinin görevine girdiğinden, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vermesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmamaktadır.
Sonuç: Davacının temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Sulh Hukuk Mahkemesinin davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle verdiği görevsizlik kararı açıklanan nedenlerle onanmış bulunduğundan HUMK. nun 25. maddesinin 3.fıkrası uyarınca göreve ilişkin onama kararının bağlayıcı nitelikte olması nedeniyle merci tayini yoluna gidilmesine gerek kalmadığından hükümde yer alan Narman Kadastro Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından karar kesinleştiğinde dosyanın yargı yerinin belirlenmesi amacıyla Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmesine sözcüklerini içeren ikinci fıkranın hükümden çıkarılmasına ve aşağıda dökümü yazılı 14,00 YTL peşin harcın onama harcına mahsubuna 01.07.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy