(4721 S. K. m. 639, 713) (1086 S. K. m. 440)
Şeyhmus Başak ve müşterekleri ile M. Y. ve müşterekleri aralarındaki dava hakkında Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 22.01.2008 tarih ve 15/14 sayılı hükmün Dairenin 10.06.2008 gün ve 1909/3147 sayılı ilamıyla kısmen onanmasına ve kısmen bozulmasına karar verilmişti. Davacılar vekili ile davalılar vekili taraflarından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Ş. B. ve F. B. ve müşterekleri ile davalılar M. Y. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair hükmün davacılar vekili tarafından temyizi üzerine duruşmalı olarak yapılan incelenmesi sonunda asıl dava dosyası ile ilgili hükmün onanmasına, birleşen dosya ile ilgili hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Süresinde verdikleri karar düzeltme dilekçeleri ile davacılar vekili onamaya ilişkin bölüm, davalılar vekili ise bozmaya ilişkin bölüm yönünden karar düzeltme isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemenin tapulu yerin tapu dışı satışının geçersiz olduğuna ilişkin verdiği red kararının temyizi sonunda Dairenin 10.06.2008 tarih 1909/3147 esas ve karar sayılı ilamı ile, asıl dava dosyasında davacıların tapu dışı satışa dayandıkları kabul edilerek tapulu taşınmazların tapu dışı yolla satışı geçersiz olduğundan davacıların asıl dava dosyasındaki isteklerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine ve hükmün asıl dava dosyasına ilişkin bölümünün onanmasına, birleşen dava dosyasında ise; dosya arasında bulunan mirasçılık belgesine göre davalıların miras bırakanı H. Y.'ın 14.01.1977 tarihinde öldüğü, tapu paylarının 10.04.2003 tarihinde mirasçıları adına intikal gördüğü, intikal tarihine kadar koşullarının bulunması durumunda davacıların mülkiyeti kazanabilecekleri, buna göre mahkemenin birleşen davaya ilişkin verdiği ret kararının yerinde olmadığı, mahkemece, toplanan taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre davacıların istekleri hakkında TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetli görülmediği açıklanarak birleşen dava dosyası ile ilgili verilen red kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, mahkemece, birleştirilen dosyada TMK.nun 713/2. maddesine de dayanıldığı gözden kaçırılarak dava reddedildiğine, hiç satış olmasa bile malik sıfatı ile zilyetliğin kurulduğu tarihten intikal tarihine kadar 20 yıldan fazla koşullarına uygun olarak tasarruf TMK.nun 713/2. maddesindeki yollama nedeniyle aynı maddenin 1. fıkrası hükmü uyarınca kazanma sağlayacağına, satışın olup olmaması veya zilyetliğin iyi niyetli olup olmamasının kazanma bakımından önemi bulunmadığına, kazanma süresi ve koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre davacıların istekleri hakkında TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerektiği halde mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğuna göre davalılar vekilinin yerinde olmayan ve HUMK.nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE,
Davacılar vekilinin karar düzeltme isteğine gelince; Asıl dava dosyasında, davacılar vekili, Mehmet Yaşar ve Sultan Yaşar'ı davalı göstererek vekil edenlerinin 264 ve 299 parseller üzerinde tapu dışı satışla başlayan tasarruf ve zilyetliklerinden bahsederek dava açmış, dava dilekçesinde davalılar murisi Halime'nin 1977 yılında öldüğünü, vekil edenlerinin 27 yıldır taşınmazların tamamında zilyet olduklarını, tapu kütüğünün malik hanesindeki tescilin gerçek maliki göstermediğini açıklamış. 21.09.2004 tarihli cevaba cevap dilekçesinde de vekil edenleri lehine MK.nun 639/2. maddesinde yazılı koşulların gerçekleştiğini açıklayarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Birleştirilen dosyada da Halime'nin tapuda paydaş bulunan diğer mirasçılarını davalı göstererek benzer açıklamalarda bulunmuş ve TMK.nun 713/1-2. maddeleri gereğince iptal ve tescil istemiştir. Tüm bu açıklamalar karşısında davacıların asıl dava dosyasında ve birleştirilen dava dosyasında benzer şekilde TMK.nun 713/1-2. maddelerine dayandıkları anlaşılmaktadır. Her ne kadar Dairenin 10.06.2008 tarihli ilamında asıl dava dosyasında da TMK.nun 713/1-2. maddesine dayanıldığı gözden kaçırılarak tapu dışı satışa dayanıldığı esas alınmak suretiyle onama yapılmış ise de bu durum maddi hataya dayanmaktadır. Davacılar asıl ve birleştirilen dosyalarda da aynı şekilde TMK.nun 713/1-2. maddelerine dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunduklarına göre davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairenin 10.06.2008 tarih 1909/3147 esas ve karar sayılı ilamının onamaya ilişkin bölümünün kaldırılmasına karar verilerek davacılar vekilinin temyiz isteğinin incelenmesi sonunda;
Az yukarıda da açıklandığı üzere davacılar vekili asıl ve birleştirilen dosyalarda 264 ve 299 parsellerde 1/3 pay maliki iken 14.1.1977 tarihinde ölen davalıların miras bırakanı Halime Yaşar'a ait payın 10.4.2003 tarihinde tapuda intikal gördüğü,paylı mülkiyet şeklinde asıl ve birleştirilen dava dosyalarında davalı görünen mirasçıları adlarına tapuya tescil edildiği dikkate alındığında, harici satış olmasa dahi ölüm tarihinden itibaren malik sıfatı ile davasız aralıksız zilyet olunduğunun davacılar tarafından kanıtlanması ve Halime'nin 14.01.1977 ölüm tarihinden intikalin yapıldığı 10.04.2003 tarihine kadar TMK.nun 713/2. maddesinde yazılı kazanma süresi ve koşullarının davacılar lehine gerçekleşmesi halinde davalıların paylarına ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kaybetmeleri ve davacıların mülkiyeti kazanma imkanları bulunmaktadır. Mahkemece dayanılan sebep gözden kaçırılarak tapu dışı satışın geçersiz olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen dava dosyalan yönünden verdiği red kararı açıklanan nedenlerle yerinde bulunmamaktadır. Mahkemece gerek asıl gerekse birleştirilen dava dosyalarında toplanan taraf delilleri tartışılıp değerlendirilerek sonucuna göre davacıların istekleri hakkında TMK.nun 713/2. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerekir.
Diğer yandan birleştirilen dava dosyasında tapuda pay maliki bulunan E. kızı İ. Y. ile E. kızı M. Y.'a velayeten anneleri S. Y. davalı gösterilerek dava açılmış ise de dosya arasında S. Y.'ın İpek ve Melek'e velayeten vermiş olduğu vekaletname veya İ. ile M.'in yaşlarını gösterir nüfus kaydı bulunmamaktadır. Bu nedenle öncelikle İpek ve M. Y.'a ait nüfus kayıtlarının getirtilerek yaşlarının belirlenmesi, belirlenecek yaşlarına göre kendilerine tebligat yapılması veya vekaletname eksikliğinin tamamlanması hususlarının da düşünülmesi gerekmektedir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden kabulü ile asıl dava dosyası ile ilgili mahkemenin red kararma ilişkin hükmün de BOZULMASINA, HUMK.nun 442.maddesi uyarınca takdiren 170.00 YTL para cezasının karar düzeltme isteyen davalılardan alınarak Hazineye irad kaydına, aşağıda müfredatı yazılı davalılara ait 28.90 YTL peşin harcın red harcına mahsubuna ve 14,00 YTL peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine 22.12.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy