(4721 S. K. m. 996) (YHGK. 15.12.2010 T. 2010/8-627 E. 2010/649 K.)
Dava: Tahsin mirasçıları; Emine ve müşterekleri ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Ümraniye 1. Asliye Hukuk Hâkimliğinden verilen 27.12.2007 gün ve 106/648 sayılı hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş ise de; duruşma talebinin değer yönünden reddine karar verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar Emine ve mirasçı arkadaşları vekili, dava konusu 15 ada 19 parselin dilekçeye ekli krokide El ile gösterilen 5411 m2lik kısmı Firdevs'e ait iken 29.6.1987 tarih 18011 yevmiyeli noter senedi ile Yılmaz'a sattığını, bu kişinin de 1996 yılında müvekkillerinin murisi Tahsine sattığını, 1930 yılından beri davacıların eklemeli zilyetliklerinin bulunduğunu ileri sürerek tapu kaydının kısmen iptaliyle müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, kazanmaya yeterli zilyetliğin oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle 15 ada 19 parselin hükme esas krokide E1 ile gösterilen 5411 m2lik bölümünün iptaliyle mirasçılık payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesi üzerine, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 15 ada 19 parsel, 18.12.1971 tarihinde yapılan kadastroda 23.10.1958. tarih 1 numaralı tapunun kapsamında kaldığından Fatma ve Mihrişah adlarına tespiti mütalaasıyla komisyona sunulmuş, Kadastro Komisyonunca verilen 31.3.1972 tarih 555 sayılı karar ile malik hanesi boş bırakılarak tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine, gönderilmiştir. Kadastro Mahkemesindeki yargılama sırasında; önceki maliklerden satın aldıklarını üzeri süren Yılmaz ile Tahsin davaya müdahil olmuşlardır. Ümraniye Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda verilen 6.7.2001 tarih 1994/7 esas, 2001/8 karar sayılı hükümle, ...tespitten somaki nedene dayanan Yılmaz ve Tahsin hakkındaki davanın görevsizlik nedeniyle reddine, davacılar Firdevs ve arkadaşlarının davalarının ise kadastro sırasında uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanın ifraz edilerek malikleri adına ayrı parsel numaralarıyla tespit ve tescil edildiği, kalan tapusuz alanın 1965 yılına kadar hali arazi niteliğinde olduğu, davacıların bu tarihten sonra zilyet olmaya başladıkları, 1971 tespit tarihine kadar iktisaba yeterli zilyetlik süresinin geçmediği gerekçeleriyle davalarına reddine, malik hanesinin Hazine olarak doldurulmasına... karar yerilmiş, hüküm Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin onaması ile 14.3.2003 tarihinde kesinleşmiştir. Dosya arasındaki teknik bilirkişi raporlarına göre davası reddedilen bayii Firdevsin Kadastro Mahkemesinde dava konusu ettiği taşınmaz, bölümü ile eldeki davada dava konusu edilen taşınmaz bölümü aynı yerdir.
Temyize konu davada, davacılar satın alma, miras ve eklemeli zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. TMKnın 996. maddesinde aynen kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip olan zilyet, zilyetliği kendisine devreden aynı yetkiye sahip idiyse onun zilyetlik süresini kendi süresine ekleyebilir denilmektedir. Davacılar ilk malik Firdevs'in Yılmaza, bu kişinin de miras bırakanları Tahsin'e sattığını belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuşlardır. Az yukarıda açıklandığı gibi, bayii Firdevsin aynı yer için açtığı iptal ve tescil davası kadastro tespit tarihinden geriye doğru 20 yıla ulaşan zilyetlik süresinin oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu tür davalarda, kazanma şartları araştırılırken kadastro tespit tarihi esas alınır. Tespit tarihi itibarıyla mülkiyet hakkına sahip olmayan kişi bu hakkını başkasına devredemez. Başka ifade ile hiç kimse sahip olmadığı hakkı başkasına devredemez. Bu açıklamalara göre bayii Firdevs'in tespit tarihi itibarıyla kazanmaya yeterli zilyetlik süresine ulaşmadığı için reddedilip kesinleşen davası eklemeli zilyetliğe dayanarak talepte bulunan davacıları bağlar. Kadastro tespit tarihi itibarıyla kazanmaya yeterli zilyetlikler dolmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bayii Firdevsin reddedilen davası gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle, davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan mahkeme, hükmünün HUMKun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy