(743 S. K. m. 152) (818 S. K. m. 42)
Dava ve Karar: Davacı N. A. vekilleri tarafından davalı S. A. aleyhine açılan davanın kısmen kabulüyle dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte 1.770 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 27.1.1976 tarihinde evlenmişler, 01.09.2005 tarihinde davalı S. tarafından açılan dava sonunda boşanmışlar ve boşanma kararı 17.03.2006 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu edilen 4000 parsel üzerindeki evin 1980 yılında inşa edildiği dosya arasındaki beyanlardan anlaşılmaktadır. Bu tarih itibarıyla taraflar arasında mal ayrılığı rejimi geçerli olup, davacı evin inşasında katkıda bulunduğunu açıklayarak katkı payı alacağı istemiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere göre mahkemece, davacının ev kadını olduğu ve gelirinin bulunmadığı, ancak evin yapımında bir işçi gibi çalışarak katkıda bulunduğu, bu katkının iki yıllık toplam çalışma süresi içinde 100 günlük çalışmaya tekabül ettiğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak katkı payı hesabında 100 günlük çalışmanın karşılığının dava tarihindeki ücretle çarpılarak bu miktar üzerinden kabule karar verilmesi doğru olmamıştır. Temyiz edenin davacı vekilleri olduğu da dikkate alınarak mahkemece yapılacak iş; dava konusu evin yapıldığı 1980 yılı itibarıyla sürüm değerini belirlemek, davacının 100 günlük çalışmasının toplam 730 günlük çalışmaya oranlanarak davacının evin yapımındaki katkı oranını tespit etmek, bu tespit yapılırken davalı (koca)nın Türk Kanunu Medenisinin 152 nci maddesinden kaynaklanan evin bakımı yükümlülüğünü dikkate almak gerekirse bu hususta uzman bilirkişi kurulundan taraf, yargıç ve Yargıtay denetimine elverişli, bilimsel esaslara dayalı rapor almak, belirlenen bu oranla taşınmazın dava tarihindeki sürüm değeri 33.449,17 TL'yi çarparak taşınmaza katkı nedeniyle davacıya ödenecek tazminat miktarını tespit etmekten ibarettir. Bunlar yapılmasına rağmen tazminatın gerçek miktarını tayin etmek mümkün olmadığı takdirde, Borçlar Kanununun 42 nci maddesi uyarınca halin mutad cereyanına ve tarafların mali durumlarına göre davacıya ödenecek tazminat miktarını adalete tevfikan tayin etmek gerekecektir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenle davacı vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428 inci maddesi gereğince bozulmasına ve 14,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 25.01.2010 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy