(1086 S. K. m. 75, 213)
Dava ve Karar: F. K. ile Z. K. ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Bakırköy 4. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 07.05.2008 gün ve 239/125 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı F. K., dava dilekçesinde dava konusu 8308 ve 8309 parseller üzerinde bulunan binaların kendisi tarafın yaptırıldığını, babası olan davalı Y. K.'nın binaların yapımında katkısının bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, davalının ölmesi üzerine davayı mirasçılarına yönelterek mahkemeye sunduğu 30.5.2007 havale tarihli dilekçede ise mirasçıların aralarında taksim ettiklerini, davalıların miras paylarından feragat ettiklerini belirterek iptal ve tescil isteğinde bulunmuş, sonraki aşamalarda hangi tarihli dilekçe olduğunu açıklamadan dilekçesini tekrar ettiğini bildirmiştir.
Bir kısım davalılar davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, dayanak taksim sözleşmesine Y. mirasçıların tamamının katılmaması nedeniyle geçersiz olduğu gerekçesine dayanarak davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 75/2. maddesine göre, hakim müphem ve mütenakız gördüğü iddia veya sebepler hakkında açıklama isteyebilir. Aynı kanunun 213/1. maddesine göre de davanın her aşamasında tahkikat hakimi iki tarafı veya vekillerini çağırarak davanın maddi olguları hakkında beyanlarını dinleyebilir. Davanın doğru biçimde sonuçlandırılması için davanın ne olduğunun anlaşılması gerekir. Davanın niteliği anlaşılamadan hangi kanuni düzenlemeye göre sonuçlandırılacağı noktasına ulaşılamaz. Somut olayda, az yukarıda açıklandığı gibi davacının farklı istekleri bulunmaktadır. Mahkemece, davacı tarafa iddiasını açıklaması için süre verilmeli, iddia açıklığa kavuşturulduktan sonra iddia ve savunma doğrultusunda taraf delilleri toplanıp, tartışılıp değerlendirilerek uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken belirtilen eksiklik giderilmeden yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazının kabulüyle eksik incelemeye dayalı hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 14,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 05.05.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy