MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ...aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Altıntaş Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 24.07.2009 gün ve 494/267 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan Fatma Kırlı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, Kadastro Mahkemesinde açtığı dava ile; ortak miras bırakanları olan babaları Ali Serdar'ın 1995 yılında kendilerine bağışladığı taşınmazlarla ilgili olarak yerinin kadastro çalışmaları sırasında eksik yazıldığını ileri sürerek 106 ada 1, 2 ve 3 parsel no'lu taşınmazların zeminde göstereceği şekilde yeniden ölçümünün yapılarak adlarına ayrı ayrı tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Altıntaş Kadastro Mahkemesinin, davanın askı ilân süresinden sonra açılması nedeniyle verdiği 26.09.2008 tarih, 2008/55 E-10 K. sayılı görevsizlik kararı temyiz edilmeksizin 06.11.2008 tarihinde kesinleşmiş; 03.12.2008 günlü tevzi formu ile dosyanın gönderildiği ... Sulh Hukuk Mahkemesince davacının davalılardan ... aleyhine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalı ... aleyhine açtığı davanın ise kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi halinde yapılacak işlemler bakımından 3402 sayılı Kadastro Kanununda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda aynı Kanunun 29.maddesinin 3. fıkrasındaki yollama nedeniyle HUMK.nun bu konuya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. HUMK.nun 193. maddesinin 3. fıkrasına göre; görevsizlik kararının kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi zorunludur. Davacı, yasada öngörülen on günlük süre içinde başvuruda bulunmadığı gibi, tebligat giderlerini yatırmak suretiyle çağrı kâğıdı da tebliğ ettirmemiştir. Bu nedenle aynı maddenin son fıkrasına göre davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekirken bu yön göz ardı edilerek işin esasına girişilip yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir. HUMK.nun 193. maddesindeki 10 günlük süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunduğundan kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ...’ya iadesine 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.