MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ve ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.09.2009 gün ve 160/181 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava konusu 2623 numaralı parselin 40-50 yıldan beri müvekkillerinin zilyetliğinde olduğunu, imar ve ihya edildiğini açıklayarak davalı adına olan tapu kaydının iptali ve müvekkilleri adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 2623 nolu parselin Hazine adına olan kaydının iptaliyle davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde esası bakımından davalı Hazine vekili, yargılama masrafları, harç ve vekalet ücreti yönünden ise, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın 1955-1959 yılları arasında yapılan tapulama çalışmaları sırasında Yeşilırmak yatağı olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı, Yeşilırmak havzası üzerinde Almus Barajının yapılması ve DSİ tarafından ıslah çalışmaları sonucunda dava konusu yerin ırmak metrukatı olarak kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/b maddesine göre yeniden yapılan kadastro çalışmaları sonucunda zilyedinin .......olduğu beyanlar hanesine şerh edilerek Hazine adına tesbit gördüğü ve itirazsız olarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen şahit beyanları ve mahalli bilirkişinin sözleri ile ziraat mühendisi ve jeolog bilirkişi raporlarına göre; dava konusu taşınmazın ırmak metrukatı olmadığı, davacıların 25-30 yıl öncesinden imar ve ihya işlemini tamamlayarak zilyet bulundukları belirlenmekle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının ONANMASINA,
Davacılar vekilinin hükmün yargılama masrafları, harç, vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarına gelince: dava tapu iptali ve tescil davasıdır. Böyle bir davada davayı kazanan tarafın yargılama masraflarından sorumlu tutulması mümkün değildir. Ayrıca, davacılar vekiline vekalet ücreti takdiri gerekir. Mahkeme hükmünün yargılama masrafı ve vekalet ücretine ilişkin bölümlerinde isabet bulunmamaktadır.
Harçlar Kanununun 2.maddesine göre, yargı işlemleri yargı harçlarına tabidir. Başvurma harcı ve aynı Kanunun 28/a maddesine göre; karar ve ilam harcının ¼’ü peşin olarak alınır. Ayrıca, Harçlar Kanununun 32. maddesine göre, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Bu hükümler karşısında davacılar tarafından yatırılan başvurma harcı ve ¼ karar ve ilam harcının dışında alınan harcın da davacılara iadesine karar vermek, bunun dışında peşin alınan harç ile başvuru harcının mahsubu gerekir. Harcın tamamının davacılardan alınması da doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin açıklanan olgulara uygun olan temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün harç, yargılama giderine hasren HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve 485,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy