MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.09.2009 gün ve 133/191 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı Hazine vekili taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava konusu 4043 numaralı parselin 1974 yılından beri müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, dikenlik, çalılık, taşlık iken vekil edeni tarafından imar ve ihya edildiğini, buranın ırmak yatağıyla bir ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dava konusu 4043 nolu parselin Hazine adına olan kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde esası bakımından davalı Hazine vekili, yargılama masrafları, harç ve vekalet ücreti yönünden ise, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; dava konusu taşınmazın 1955-1959 yılları arasında yapılan tapulama çalışmaları sırasında Yeşilırmak yatağı olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı, Yeşilırmak havzası üzerinde Almus Barajının yapılması ve DSİ tarafından ıslah çalışmaları sonucunda dava konusu yerin ırmak metrukatı olarak kaldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/b maddesine göre yeniden yapılan kadastro çalışmaları sonucunda zilyedinin davacı ...kızı ...'in olduğu beyanlar hanesine şerh edilerek Hazine adına tesbit gördüğü ve itirazsız olarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen şahit beyanları ve mahalli bilirkişinin sözleri ile ziraat mühendisi ve jeolog bilirkişi raporlarına göre; dava konusu taşınmazın ırmak metrukatı olmadığı, davacının 1974-1975 yıllarından beri taşınmaz üzerinde zilyet bulunduğu belirlenmekle, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün esasının ONANMASINA,
Davacı vekilinin hükmün yargılama masrafları, harç, vekalet ücreti yönünden temyiz itirazlarına gelince: dava tapu iptali ve tescil davasıdır. Böyle bir davada davayı kazanan tarafın yargılama masraflarından sorumlu tutulması mümkün değildir. Ayrıca, davacı vekiline vekalet ücreti takdiri gerekir. Mahkeme hükmünün yargılama masrafı ve vekalet ücretine ilişkin bölümlerinde isabet bulunmamaktadır.
Harçlar Kanununun 2.maddesine göre, yargı işlemleri yargı harçlarına tabidir. Başvurma harcı ve aynı Kanunun 28/a maddesine göre; karar ve ilam harcının ¼’ü peşin olarak alınır. Ayrıca, Harçlar Kanununun 32.maddesine göre, yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılamaz. Bu hükümler karşısında davacı tarafından yatırılan başvurma harcı ve ¼ karar ve ilam harcının dışında alınan harcın da davacıya iadesine karar vermek, bunun dışında peşin alınan harç ile başvuru harcının mahsubu gerekir. Harcın tamamının davacıdan alınması da doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin açıklanan olgulara uygun olan temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün harç, yargılama giderine hasren HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2588 sayılı Kanunla eklenen 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca Hazineden harç alınmasına mahal olmadığına ve 155,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 25.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.