MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Tazminat
... ile ... aralarındaki elatmanın önlenmesi ve tazminat davasının reddine dair .... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 24.11.2009 gün ve 2182/1581 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeninin, Antalya İli merkez Topallı Köyü dahilindeki Has Fide ve Sultan Fide isimli taşınmazlar arasında kalan 7 dönümlük taşınmazın zilyedi ve maliki bulunduğunu, bu yerin 1 dönümlük kısmı üzerinde damlama sulama sistemi ile karnıbahar bitkisi yetiştirildiğini, davalıların hiçbir hak ve alakası olmadığı halde bu bir dönümlük yere elatılarak vekil edeni tarafından yapılan sulama sistemine ve dikilen ürüne zarar verildiğini açıklayarak, davalının taşınmaza yaptığı haksız elatmasının önlenilmesine ve vekil edeninin uğradığı zarar karşılığı olan 1553,55 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak vekil edenine verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili ise, dava konusu taşınmaz bölümünün vekil edenlerine ait bulunduğunu ve davacıya ait ürüne ve sulama sistemine vekil edenleri tarafından zarar verilmediğini belirterek haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TC Anayasasının 141. maddesinin 3. fıkrasında; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılması vurgulanmıştır. HUMK.nun 388. maddesinde de; kararların neleri kapsayacağı ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Bu maddenin 3.fıkrası hükmüne göre kararda; kararın iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, ihtilaflı konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışması, ret ve üstün tutma sebepleri, sabit görülen vakalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin gösterilmesi gerekmektedir.
Mahkemece; tarafların iddia ve savunmalarının özeti yapılmış, toplanan deliller açıklanmış ancak toplanan delillerin tartışması yapılarak, ret ve üstün tutma sebepleri açıklanmamış ve çıkarılan sonucun hukuki nedenleri de belirtilmeden, diğer bir ifade ile Anayasanın ve yasanın öngördüğü biçimde anlaşılabilir ve değerlendirilebilir herhangi bir gerekçe gösterilmeden hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi hükmü uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 22.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy