MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
... ile Hazine ve Bozat Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Bulancak Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.03.2010 gün ve 543/211 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılan bir parça taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili 25.03.2010 günlü yargılama oturumunda davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ...'na dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış ve yanıtta vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 09.02.2009 tarihinde Bulancak Kadastro Mahkemesine açtığı dava ile kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiş, 2009/ 56 Esas, 2009/94 Karar sayılı ve 21.04.2009 günlü hükümle ''davaya konu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmediği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde istek halinde dosyanın Bulancak Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine.” karar verilmiştir. Görevsizlik kararına ilişkin hüküm temyiz edilmeksizin 03.06.2009 tarihinde kesinleşmiş ve davacının 25.06.2009 havale tarihli dilekçesi üzerine dosya temyiz incelemesine konu hükmü veren Sulh Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır.
HUMK.nun 193. maddesinin 2. fıkrasında; görevsizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli mahkemede tebligat yaptırması zorunluluğu belirtildikten sonra 3. fıkrasında da; temyiz süresinin sona erdiği veya Yargıtay onama kararının tebliğ tarihinden başlayarak on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kağıdı tebliğ ettirilmesinin gerekli olduğu açıklanmıştır. Somut olayda, Bulancak Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı 03.06.2009 tarihinde taraflar kanun yoluna başvurmaksızın kesinleşmiştir. Davacı tarafın kesinleşme tarihinden itibaren on günlük hak düşürücü süre içinde görevli mahkemeye başvurması veya çağrı kağıdı çıkarması gerekirken bu sürenin kaçırılmasından sonra 25.06.2009 tarihinde başvuruda bulunmuş ve Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından esasa kaydı ile tensibi yapılarak taraflara çağrı kağıdı çıkarılmıştır. Dava dosyasının görevsizlik kararıyla ilgili mahkemeye devri safhasında davacı HUMK.nun 193/3.maddesi hükmüne göre 10 günlük sürede başvurmamıştır. Davacının başvuru tarihine göre, on günlük sürenin kaçırılmış bulunduğu gözönünde tutularak HUMK.nun 193.maddesinin son fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken bu yön gözden kaçırılarak uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy