MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
... ile Hazine ve Dervişali Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Hınıs Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 16.09.2009 gün ve 165/224 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu 109 ada 93 parselin, köy merası olarak tesbit gördüğünü, yapılan tesbit ve tescilin haksız olduğunu, dava konusu yerin kadimden beri kendisinin ve atalarının elinde bulunduğunu açıklayıp tapu iptali tescil istemiş, bilahare keşfe müteakip fen memuru ...nun 24.08.2009 tarihli krokili raporuna atıf yaparak, krokide A ve B harfleriyle gösterilen yerlerin adına tescilini istemiştir.
Hazine temsilcisi davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne fen memuru bilirkişinin krokisinde A harfiyle gösterdiği 6417,45 m2 yüzölçümündeki yerin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 109 ada 93 sayılı parsel kadastro çalışmaları sırasında komşu 101 ada 14 numaralı parselle birlikte Dervişali Köyü merası olarak sınırlandırılmıştır. Her iki parsel arasında Ketenci Köyü yolu geçmektedir. 109 ada 93 ve 101 ada 14 numaralı Dervişali Köyü mera parsellerini aradan geçen yol ayırmaktaysa da bu mera bütünlüğünü bozmamaktadır. 109 ada 93 ve 101 ada 14 nolu parsellerle ilgili olarak mera sınırlandırılmasının iptaline ilişkin Hınıs Kadastro Mahkemesinin 2008/86 Esas, 2009/47 Karar sayılı dosyasında, toplanan deliller ve ziraat mühendisi bilirkişinin raporu birlikte değerlendirilerek dava reddedilmiş ve kesinleşmiştir. 109 ada 93 parselin mera vasfıyla ilgili güçlü delil bulunmaktadır.
Davacının tescil talep ettiği yer fen memuru bilirkişi tarafından 109 ada 93 nolu parsel içerisinde A harfiyle gösterilmiştir. 6417,45 m2 yüzölçümünde olan bu yerin dört tarafı merayla çevrilidir. Biran için taşınmazın kuzeyinde Ketenci yolu bulunduğu düşünülse bile yoldan sonraki 101 ada 14 numaralı parselin yukarıda da izah edildiği gibi mera niteliğinde bulunduğu sabittir. Ketenci yolu mera bütünlüğünü bozacak nitelikte değildir. Taşınmazın dört tarafı merayla çevrili bulunduğuna göre, mera bütünlüğünü bozacak biçimde dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilemez. Kadim meranın ortasında kalan yerin öncesinin mera olmadığına dair beyanda bulunan mahalli bilirkişi ve şahit ifadelerine değer verilemez. Eylemli merayla çevrili olan ve merayla aralarında doğal, değişmez ve ayırıcı nitelikte sınır bulunmayan bir yerin öncesinin mera olduğunun kabulü gerekir. Meralar Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, zilyetlikle kazanılamaz. Mahkemece davanın tamamının reddine karar vermek gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy