MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile ... Tüzel Kişiliği ve Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Refahiye Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 10.05.2010 gün ve 370/67 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, kadastro sırasında paftasında yol olarak bırakılan taşınmazların davacı ve kardeşlerine ait 148 ada 16 ve 18 parsellere eklenmek suretiyle tescilini talep etmiştir.
Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi davacının haklı olduğunu, davalı hazine vekili ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabul edilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince tescili isteğine ilişkindir. Tespit dışı bırakılma işleminin kesinleştiği tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine dek en az 20 yıl geçmiş olması gerekir. Kural bu olmakla beraber Daire uygulaması gereğince, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınacağı kabul edilmiştir. Somut olayda;dava konusu taşınmaz bölümü, davacı ve kardeşleri adına tespit edildiği dosyada bulunan kadastro tutanak örneklerinden anlaşılan 148 ada 16 ve 18 parsellerin bitişiğinde yer almakta olup, kadastro tespitleri 25.11.2007 tarihinde yapılmış, temyiz incelemesine konu dava ise, 21.12.2009 tarihinde açılmıştır. Kadastro çalışmalarının yapılmasıyla paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten 2 yıl 1 ay geçtikten sonra açılan bu davanın makul süre içinde açıldığı kabul edilemez. Dava, makul sürede açılmadığına ve dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıl geçmediğine, bu nedenle de davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy