MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
Tekeli Köyü Tüzel Kişiliği ile Hazine aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair Koçarlı Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 24.06.2010 gün ve 29/88 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı köy tüzel kişiliği vekili, dava dilekçesinde mevki ve sınırlarını açıkladığı taşınmazın vekil edeni tarafından kullanıldığını açıklayarak adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, tescili istenen taşınmazın yol fazlalığı olduğunu ve yol fazlalıklarının zilyetlikle kazanılamayacağını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, teknik bilirkişiler ...ve ...’ın 13.05.2010 tarihli raporlarına ekli krokide sarıyla taralı A harfiyle gösterilen 308,11 m2 yüzölçümlü yığma bina ve arsası nitelikli taşınmazın ... adına tapuya kayıt ve tesciline, krokide C ve B harfleriyle gösterilen taşınmazlara yönelik davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmişse de; dava konusu taşınmazın kuzeyinde Söke-Koçarlı Devlet karayolu bulunduğu halde davanın Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltmediği ve taraf teşkilini sağlamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle öncelikle taşınmazın kuzeyinden geçen Söke-Koçarlı Devlet karayolu nedeniyle TMK.nun 713/3. fıkrası uyarınca davanın Karayolları Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi, davaya katıldıkları takdirde delillerini sunmaları için kendilerine süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması, sözü edilen yola ilişkin varsa kamulaştırma paftasıyla eki belgelerin gönderilmesi için Karayolları Genel Müdürlüğüne veya Bölge Müdürlüğüne yazı yazılması, ilgili harita ve belgeler geldiğinde mahallinde keşif yapılmak suretiyle teknik bilirkişi aracılığıyla uygulamanın yapılması, dava konusu taşınmazın yola tecavüzlü olmadığının kamulaştırma paftası kapsamında kalıp kalmadığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava koşulu yerine getirilmeden eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına 28.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy