MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın önlenmesi
... ile ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 26.04.2010 gün ve 2044/1278 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı olan ve vekil edeninin tasarrufu altında bulunan 13250 m² yüzölçüme sahip taşınmazın, 3-4 dönümlük kısmına yönelik olarak davalının fidan dikmek suretiyle oluşan haksız elatmasının önlenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise; dava konusu yerin vekil edenine dedesinden kaldığını, dolayısı ile davacının bu yer üzerinde herhangi bir hakkı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kanıtlanamadığından bahisle reddine karar verilmesi üzerine, hüküm ; davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir
Dava, Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 3.6.2008 gün 2007/147 Esas ve 2008/225 Karar sayılı görevsizlik hükmü uyarınca Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesine aktarılmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararı davacı vekiline 3.9.2008 tarihinde ve davalı vekiline de 15.9.2008 tarihinde tebliği edilmiş ve süresi içerisinde temyiz edilmediğinden 3.10.2008 tarihinde kesinleşmiştir. HUMK.nun 193/son maddesi hükmüne göre görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının 10 gün içerisinde dilekçe vermesi veya yeniden çağrı kağıdı göndermesi zorunludur. Aksi taktirde dava açılmamış sayılır. 10 günlük süre hak düşürücü süre olup mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Davacı vekili görevsizlik kararının kesinleşme tarihinden itibaren HUMK.nun 193. maddesinde öngörülen 10 günlük süre içerisinde gerekli başvuruda bulunmamış, yasal 10 günlük sürenin geçirilmesinden sonra 15.10.2008 tarihinde yaptığı başvuru sonucunda dava, aynı gün Kahramanmaraş Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/2044 esasına kaydedilmiştir. Görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten başvurunun yapıldığı tarihe
kadar yasal 10 günlük süre geçirilmiş olduğuna göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, bu yönün gözden kaçırılması sonucunda işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenle HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 21,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 05.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy