MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Kalecik Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.07.2009 gün ve 23/142 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı TMK.nun 713/2. maddesine dayanarak eldeki davayı açmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamalara göre, davacı kayıt malikinin öldüğü o günden bu yana harici satın almaya dayanarak taşınmaz üzerinde zilyet oldukları iddia edilmektedir.
Mahkemece, “tapulu taşınmazların haricen satışının mümkün olmadığı, harici satış sonucu alınan yerler üzerinde 30 yıl zilyet olunmakla taşınmazların iktisap edilemeyeceği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TMK.nun 713/2. maddesine göre; maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya 20 yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi TMK.nun 713/1.maddesindeki koşullar altında o taşınmazın tamamının bir parçasını veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının adına tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.
Kanundaki bu düzenlemeye rağmen mahkemece aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı kayıt maliki Şerife (Emine)'nin 1938 yılında öldüğünü, taşınmazı dava tarihinden geriye doğru 35-40 yıl önce Şerife’nin mirasçılarından aldığını ileri sürdüğüne ve 1973 yılında yapılan kadastro tespiti sonucu taşınmaz, Şerife (Emine) adına tespit gördüğüne ve buna göre tapuya tescil işlemi yapıldığına, bu tarihten dava tarihine kadar da Şerife mirasçıları tarafından tapuda intikal yaptırılıp adlarına tescil işlemi tamamlanmadığına göre böyle bir taşınmazın hukuki kıymetini kaybettiğinin ve TMK.nun 713/1.maddesindeki şartlar altında zilyedi tarafından iktisap edinilebileceğinin düşünülmesi gerekir.
Mahkemece yapılacak iş: davanın kayıt maliki Şerife (Emine) ’nin veraset belgesinde yer alan tüm mirasçılarına yöneltilmesinin ve böylece taraf teşkilinin sağlanması, zilyetlikle iktisap şartlarının davacı lehine gerçekleşip gerçekleşmediğinin toplanan delillere göre değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır. Davanın reddi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK. nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 24.01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy