MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
...ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ...Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 29.07.2010 gün ve 422/525 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, vekil edeni adına tespit edilen 173 ada 7 parselin devamında ve zilyetliğinde bulunan taşınmaz bölümünün davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 173 ada 8 parsel dahilinde tespit edildiğini açıklayarak, davalı üzerindeki tapu kaydının kısmen iptali ile vekil edeni adına kayıtlı parsele eklenerek tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., tespitin doğru olduğunu, nizalı taşınmazı dava dışı şahsa sattığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 173 ada 8 parselin teknik bilirkişinin 26.7.2010 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 406,98 m2 bölümüne ilişkin tapu kaydının iptali ile 7 parsele eklenerek davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 173 ada 8 parsel, 692,05 m2 yüzölçümü ve arsa vasfıyla senetsizden ceddinden intikalen ve taksimen zilyetliği nedeniyle 5.10.2005 tarihinde davalı adına tespitle, itirazsız kesinleşerek 20.4.2006 tarihinde tapuya tescil edilmiş; incelemeye konu davanın açıldığı 28.8.2009 tarihinde dava dışı...e tapuda yapılan satışla devredilmiştir. Mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazın satış ve devri göz önünde bulundurulmaksızın, yargılamaya devamla hüküm kurulmuştur. Uyuşmazlık konusu parsel davalı tarafından dava dışı ...’e satış suretiyle devredildiğine göre; mahkemece yapılacak iş, davacı yana HUMK.nun 186.maddesi gereğince seçimlik hakkının hatırlatılması, iptal ve tescil davası olarak sürdürülmesi talep edildiği takdirde davanın kayıt malikine yöneltilmesi, taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra usule uygun şekilde keşif kararı verilerek, taraf tanıklarının dinlenmesi, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kime hangi şekilde devredildiği, zilyetliğin kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü ve davalının TMK.nun 1023.maddesine göre durumunun sorulması, beyanlar arasında çelişki olduğu takdirde giderilmeye çalışılması, ondan sonra toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir hüküm kurulmasıdır.
Davalının temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.6.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy