MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali, tescil ve mülkiyetin tespiti
... ile ... aralarındaki tapu iptali, tescil ve mülkiyetin tespiti davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 07.10.2010 gün ve 1080/1096 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, evlilik birliği içinde edinilen ve miras bırakanı-eşi adına tescil edilen arsaya bilahare bina inşaa edildiğini, arsa bedelinin ziynet eşyalarının paraya çevrilmesi ile ödendiğini, binanın yapımına da katkıda bulunduğunu açıklayarak, ortak miras bırakanlarından intikal eden 1612 ada 33 parselin davalı üzerindeki paylarının iptali ile adına tesciline, üzerindeki binanın da ¾’ünün kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, nizalı taşınmazın davalının kardeşi-davacının ölü eşi miras bırakan ...tarafından satın alındığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile miras bırakanı-eşi ...1981 yılında evlenmiş, evlilik birliği TMK.nun 225. maddesi gereğince 23.10.2006 tarihinde ölüm nedeniyle son bulmuştur. Dosya arasında bulunan mirasçılık belgesine göre İbrahim’in ölümüyle davacı eş, davalı kardeş ve dava dışı mirasçılar kalmıştır. Evlilik birliği içinde edinildiği ileri sürülen 1612 ada 33 parsel 22.3.2007 tarihinde verasette iştirak halinde mirasçılar üzerine intikal olmuş, dava dışı diğer mirasçıların aynı tarihte paylarını davalı mirasçıya temlik ettikleri belirlenmiştir. Dava, evlilik birliği içinde edinildiği iddia olunan taşınmaz ve üzerine inşaa edilen binaya katkıda bulunulduğu iddiasına dayalı iptal ve tescil ile tespit isteğidir.
Görev kamu düzenine ilişkindir. Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere (TMK.m.118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesinde bakılacağını hükme bağlamıştır. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemelerinde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir (H.G.K. 16.11.2005 tarih ve 2/673-617 sayılı kararı). Açıklanan nedenle davaya Aile Mahkemesinde (kurulmamışsa Aile Mahkemesi sıfatıyla) bakılması gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilip, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.