MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve Yahyalı Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ...Sulh Hukuk Hâkimliğinden verile 14.12.2010 gün ve 267/847 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., muristen intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle 244 ada 12 parsel sayılı taşınmazdan kesilerek yol olarak tespit dışı bırakılan taşınmazın yol kaydının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği; davaya katılmadığı gibi, davaya bir cevap da vermemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüyle 28.06.2010 tarihli teknik bilirkişi krokisinde A harfiyle gösterilen 20,22 m2'lik kısmın iptaliyle 244 ada son parsel olarak Satılmış Aksoy mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılardan Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince tescili isteğine ilişkindir.
Yargıtay’ın kararlılık kazanan uygulamalarına göre; tespit dışı bırakılan bir yerin, Türk Medeni Kanununun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre, tapuda tescil edilebilmesi için, tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile anılan maddelerde belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Kural bu olmakla beraber Daire uygulaması gereğince, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınacağı kabul edilmiştir.
Somut olayda: dava konusu taşınmaz bölümü; kadastro paftasıyla dosyada bulunan ve davacının miras bırakanı...adına tespit ve tescil edilen 244 ada 12 parsele ait kadastro tutanağına göre, 06.06.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında "yol" olarak paftasında gösterilmiş ve temyiz incelemesine konu dava ise, 10.06.2009 tarihinde açılmıştır. Kadastro çalışmalarının yapılmasıyla paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten 3 yıl 4 gün geçtikten sonra açılan bu davanın makul süre içinde açıldığından söz edilemez. Dava, makul sürede açılmadığına ve dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi geçmediğine, bu nedenlerle, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı ...nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy