MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ:
... ile Hazine ve ... aralarındaki mera sınırlandırmasının iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.09.2009 gün ve 103/197 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 111 ada 35 parselin miras bırakan babasından taksim yoluyla davacıya kaldığını, eklemeli 25 yılı aşkın süreden beri zilyet olduğunu ileri sürerek, mera sınırlandırmasının iptali ile TMK.nun 713/1. maddesi uyarınca vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ve köy tüzel kişiliği temsilcisi ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle mülk edinme şartları gerçekleştiğinden bahisle davanın kabulüne 111 ada 35 parsel sayılı taşınmazın mera sınırlandırmasının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan kanıtlar, tüm dosya kapsamından; taşınmazın batısında bulunan 111 ada 26 parsel sayılı taşınmazın Eylül 1926 tarih 4 sıra nolu tapu kaydı esas alınarak 4.000 m2 yüzölçüm ile tarla niteliğinde, davacının kök murisi ... ( ...) adına 04.04.2000 tarihinde tespit gördüğü ve itirazsız olarak 23.08.2000'de kesinleştiği, bu parsele revizyon gören Ağustos 1926 tarih 4 sıra nolu tapu kaydının ... oğlu ... ( ...) adına olduğu ve doğu sınırında “mera” yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Davacının miras bırakanı ... oğlu ... adına kayıtlı olan tapu kaydı, dava konusu taşınmazı mera olarak okumakta ve dava konusu taşınmazın doğusunda 42 nolu ve güneyinde de yoldan sonra 48 nolu eylemli mera parselleri bulunmaktadır. Mera sınırı kural olarak değişmeye ve genişletmeye elverişli sınırlardan sayılır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C maddesine göre; böyle bir sınır içeren tapu kaydının kapsamı miktarı ile sınırlıdır. Tapu kaydı kadar yer davacının kök murisi adına dava dışı 111 ada 26 parsel numarası ile tespit ve tescil edildiğine göre, kayıt miktar fazlası olan yerin sınırda yazılı 42 ve 48 parsel sayılı meralardan açılmak suretiyle elde edildiğinin kabulü gerekir. Meralar Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan kamu mallarından olup, özel mülkiyete konu edilemez, üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi neye ulaşırsa ulaşsın TMK. 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince zilyetlikle kazanılamazlar. Hal böyle olunca, davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle usul ve kanuna aykırı olan yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.