MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair...Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 17.12.2010 gün ve 406/365 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu 369 ada 64 parselin miras bırakan babasından taksim yoluyla kendisine kaldığını, zilyetliğin 20 yılı aşkın süreden beri miras bırakanı ve kendisinde olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacı lehine kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, yerel bilirkişi ile tanık anlatımları ve ziraatçi bilirkişinin raporu dikkate alınarak davacı ve miras bırakanı babasının eklemeli 20 yılı aşkın süre ile zilyetliğinin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; 1.216,27 m2 yüzölçüme sahip "ham toprak" niteliğindeki 369 ada 64 parsel, tapu ve vergi kaydına rastlanılmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, tarım alanına dönüştürülmesi mümkün yerlerden olduğu belirtilerek, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18. maddesi gereğince kadastro yoluyla 05.01.2005 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş; itirazsız kesinleşmesi üzerine 04.07.2005 tarihinde tespit gibi Hazine adına tapu siciline tescil edilmiştir. Dosya arasında bulunan tapu kaydının beyanlar hanesinde "K.M.Paşa Vakfı" şerhi bulunmaktadır. Bu açıklamaya göre, mahkemece, taşınmazın vakıf malı olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca, TMK 713/1. maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne de husumetin yöneltilmesi hususunda davacı tarafa süre ve imkan verilmesi, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün delil sunması halinde tüm delillerin
eksiksiz olarak toplanması gerekir. Taşınmazın vakıf malı olduğunun anlaşılması durumunda; uzman bilirkişi ya da bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, vakfın türünün belirlenmesi, bundan sonra kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesinin mümkün olup olmadığının araştırılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle sair hususlar incelenmeksizin yerel mahkeme hükmünün belirtilen nedenden ötürü 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesine uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy