MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın önlenmesi ve kal
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki elatmanın önlenmesi ve kal davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 16.04.2010 gün ve 460/288 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, kendisine ait evi, hayvan damı ve bahçesine bitişik olan davalı M.Ali Şeker'in sahibi bulunduğu, öteki davalıların da işletmeci olarak fırını çalıştıran kişiler olduğundan davalıların ruhsatsız ekmek fırını işletmeleri nedeniyle bu fırının bacasından çıkan is ve kurumların kendi evine, bahçesine ve hayvanlarına zarar verdiğini, ayrıca fırının çalışması nedeniyle gürültüden ve kokudan rahatsız olduğunu açıklayarak davacının müdahale ve muarazasının önlenmesine, fırının kal'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, buna göre; davalının fırınından çıkan kurum, is, koku ve atık su yönünden müdahalesinin önlenmesine, davacının gürültü yönündeki talebi ve fırının kal'i isteğinin reddine, davalılar ...ve ... adına açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içerisnde davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; davacının bahçesinin, evinin ve ahırının bulunduğu yerin tapusuz olduğu tartışmasızdır. Eldeki dava TMK.nun 737 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılmış komşuluk hukukundan kaynaklanan men ve kal isteğine ilişkindir. Kural olarak bu tür isteklerde davalı tarafın davacıya verdiği ve vermekte olduğu zararların giderilmesi için alınacak önlemlerin uzman bilirkişi raporlarıyla belirlenmesi ve hükümde raporlara atıfta bulunularak karar verilmesi zorunludur. Her ne kadar, mahkemece, belirtilen ve saptanan olumsuzlukların giderilmesi için müdahalenin önlenmesine karar verilmiş ise de, kararın infazına esas alınacak bilirkişi raporuna atıfta bulunulmamıştır. Fakat TMK.nun 713/7.fıkrası uyarınca dosyada mevcut 24.02.2010 tarihli bilirkişiler raporunun karara esas teşkil ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının tüm temyiz itirazlarının reddiyle mahalli mahkeme kararının açıklanan bu nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,25 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 09.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.