MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ...ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 18.03.2010 gün ve 136/88 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., dava dilekçesinde 149 ada 49 parsel sayılı taşınmazın babası ...un ölümü ile kendisine intikal etmişken, kadastro çalışmalarında davalılıların ortak miras bırakanı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak tapu kaydının iptaliyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ...,...,...ve ... 15.09.2009 tarihli yargılama oturumunda taşınmazın dedelerinden kendilerine intikal ettiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece; miras bırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği hükümlerine tabi olup, terekeye dahil bir taşınmazın mirasçılardan birinin adına tescili istenemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca miras yolu ile intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmişse de, davacı ... 15.09.2009 tarihli yargılama oturumunda taşınmazın tapusunun iptaliyle babasının mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiş, ... mirasçıları da açılan davaya muvafakat ettiklerini bildirmiştir. Mülga 1086 sayılı Yasanın 83, 84, 85, 87 ve 88. maddelerinde iki taraftan her birinin usule müteallik olarak yaptığı muameleyi tamamen veya kısmen ıslah edebileceği, ıslahın tahkikata tabi olan davalarda tahkikat bitinciye kadar ve tabi olmayanlarda muhakemenin hitamına kadar yapılabileceği düzenlenmiş (aynı Kanunun 85. maddesi uyarınca ıslahın sözlü olarak yapılması da mümkündür) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı ...nun 176 ve 177. maddelerinde de aynı hükümler yer almış, 176. maddenin gerekçesinde davacının dava dilekçesinde belirttiği talebini ıslah yolu ile tamamen değiştirebileceği, 177. maddesinde ise ayrıca ıslah'ın sözlü olarak yapılabileceği açıkça belirtilmiştir. Şu halde davacı ...'ın bu beyanının yapılan sözlü ıslah niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Aynı yasanın zaman bakımından uygulanmasına yönelik 448. maddesi "bu kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanır" hükmünü içermekte olup, anılan yasa maddeleri uyarınca davacının talebinin ıslah olarak kabulü ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve kanuna aykırıdır.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı ...nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesine uyarınca BOZULMASINA ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 25.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.