MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının reddine dair ....Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.10.2010 gün ve 973/925 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedenlerine dayanarak kadastro çalışması sırasında tespit dışı bırakılan taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu yerin yöre halkı tarafından yol olarak kullanıldığı ve imar planında yol olarak gösterildiği görüşünden hareketle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. Dava konusu taşınmaz 1972 yılında yapılıp tamamlanan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol boşluğu olarak gösterilmiştir. Bu tür yerler, mahiyetleri itibariyle terk edilmiş veya güzergah değişikliği nedeniyle ortaya çıkmış bulunan yollar gibi kazanılması mümkün yerlerdendir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de; ulaşılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de karar vermeye yeterli değildir. Yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazın eklemeli 50 yıldan fazla süre davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanıldıktan sonra 15 yıl kadar önce üzerine ev yapıldığını, kalan bölümlerin ise bahçe olarak kullanıldığını, dava konu taşınmazın bulunduğu yerde eskiden 3-4 metre genişliğinde patika yol (eşekyolu) bulunduğunu, köylüler tarafından bu yolun kullanıldığını, ancak; Belediye tarafından yolun 2-3 metre kadar genişletilmesi sırasında davacının taşınmazına girildiğini bildirmişlerdir. Dosya içerisinde bulunan fotoğraflardan da dava konusu yer üzerinde davacıya ait eski ev bulunduğu anlaşılmakta olup öncesinde Kıranardı Belediyesi sınırları içerisinde iken 5747 sayılı Kanun uyarınca 2009 yılında Melikgazi Belediyesi sınırları içerisine alınmıştır. Belediye imar planı içerisinde bulunan bir yerin koşulları oluştuğu taktirde olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılması mümkündür. İmar ve ihyaya muhtaç olmayan bir yerin imar planı içerisinde olması kazanmaya engel teşkil etmez. O halde; yukarıdaki açıklamalar, özellikle yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri dikkate alınarak, yöre halkı tarafından eskiden beri yol olarak kullanılan 3-4 metrelik yer ile Belediye tarafından yapılan yol genişletme çalışmaları sırasında müdahale edilen bölümlerin ayrı ayrı belirlenmesi, teknik bilirkişiye krokisi üzerinde işaret ettirilmesi, Belediye tarafından genişletilen bölüm üzerinde yol açma çalışmalarının yapıldığı tarihe kadar davacı lehine kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması, kazanma koşulları oluşmasına karşın bu yer daha sonra kamu hizmetine tahsis edilen yerlerden ise mülkiyetinin tespitine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi, önceden var olan ve aktif olarak kullanılan patika yolun kazanmayı sağlayan zilyetlikle edinilmeyeceğinin gözetilmesi, yer kamu hizmetine tahsis edilmiş ise tahsis tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresinin hesaplanması, ondan sonra uyuşmazlık hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Davacının temyiz itirazlarının kabulüyle yetersiz araştırmaya dayalı hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy