MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine ve Dikmenli Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 03.02.2011 gün ve 229/46 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı dava dilekçesinde; mevkii ve sınırlarını açıkladığı, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak bırakılan yaklaşık 200 m2'lik taşınmazın adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... Tüzel Kişiliğini temsilen köy muhtarı Asliye Hukuk Mahkemesindeki beyanında dava konusu yerin 15 yıldan beri yol olarak kullanıldığını açıklamıştır.
Mahkemece; tespitin yapıldığı 16.08.2007 tarihinden davanın açıldığı tarihe kadar 20 yıllık kazanma süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuki sebebine dayalı olarak TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun14. maddesi gereğince açılan tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Paftasında yol olarak gösterilen ve tescile konu yapılan taşınmazın bitişiğinde bulunan 192 ada 2 sayılı parselin kadastro tespiti 20.12.2006 tarihinde yapılmış olup, dava ise 21.10.2008 tarihinde ... Sulh Hukuk Mahkemesinde açıldığına ve daha sonra görevsizlikle dosya süresinde Asliye Hukuk Mahkemesine aktarıldığına göre, dava konusu taşınmazın da bu tarihte paftasında yol olarak bırakıldığının kabulü gerekir. Yüksek Yargıtay ve Daire uygulaması gereğince kadastro tespitinin yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl ve daha az bir süre içerisinde ilgilisi tarafından açılan davanın makul süre içerisinde açıldığı kabul edilmektedir. Davacı da, paftasında yol olarak bırakıldığı 20.12.2006 tarihinden itibaren yaklaşık 1yıl 10 ay içinde taşınmaz hakkındaki davasını açtığına göre davanın makul süre içinde açıldığının kabulü gerekir.
Bu bakımdan iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, tanık ve delillerini bildirmeleri için taraflara süre ve imkan tanınması, davalı köy muhtarının dava konusu yerin 15 yıldan beri köy yolu olarak kullanıldığı hususunun değerlendirilmeye alınması, kamuya ait bir yol olup olmadığı üzerinde durulması, taşınmaza komşu 191 ada 2 sayılı kadastro parseline ait kadastro tutanağı ile kadastro sırasında bu parsele revizyon gören tapu ve vergi kayıtlarının bulundukları yerlerden getirtilerek dosyaya eklenmesi, yapılacak keşifte kayıt ve belgelerin teknik, yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığıyla zemine uygulanması, (HUMK.m. 258, 259, 265, HMK.m. 243, 244, 259, 261) komşu parsele ait tapu ve vergi kayıtlarının taşınmaz yönünü ne gösterdikleri üzerinde durulması, paftasında yol olarak gösterilen yerin köy halkı tarafından herhangi bir amaçla kullanılıp kullanılmadığı, kadim köy yolu olup olmadığı hususlarının yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
Davacının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK. 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.