MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Elatmanın önlenmesi
... ile ... aralarındaki elatmanın önlenmesi davasının reddine dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 02.11.2010 gün ve 412/524 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava konusu 1872 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı bulunduğunu ancak, vekil edeninin bu yere zeytin fidanları dikerek zilyet olduğunu, davalı kişinin müvekkilini Kaymakamlığa şikayet etmesi sonucunda Yenişehir Kaymakamlığının kararı uyarınca bu yerin zilyedinin davalı kişi olduğuna ve davacının diktiği ağaçların sökülmesine kararı verildiğini, ancak vekil edeninin Hazineye bu yerle ilgili olarak ecrimisil ödemekte olduğunu açıklayarak davalının bu taşınmazla ilgili olarak çıkarmış olduğu muarazaanın önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bu taşınmazın 20 yılı aşkın süreden beri müvekkilinin zilyetliği altında bulunduğunu, davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dava konusu yerin 2/B kapsamındaki yerlerden olması ve 22.12.1992 tarihinde Hazine adına tescil edilmesi sebebiyle davacının iddiası sabit olmamakla, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; dava konusu yerin 1872 parsel olarak 5540 m2 yüzölçümüyle ve tarla niteliğiyle 13.10.1992 tarih 5336 sıra nolu tapu kaydı esas alınarak ve 6831 sayılı Yasanın değişik 2/B maddesi gereğince 28.12.1992 tarihinde Hazine adına tespit edildiği, itirazsız olarak 11.11.1994 tarihinde kesinleştiği, Hazine adına ihdasen aynı parsel numarasıyla tarla niteliğiyle tescil edildiği belirlenmiştir. Davalının tutunmuş olduğu düzenleme şeklindeki gayrimenkul, satış ve zilyetliğin devri sözleşmesi fotokopisi dosya içindedir. ... isimli kişinin senette yazılı olan yerdeki zilyetliği ...'e (davalı kişiye) 06.10.1981 tarihinde devir ettiği görülmüştür. Ecrimisil ihbarnamesi Kaymakamlık men kararı ve Mersin 2. İdare Mahkemesinin karar fotokopisi dosya içerisinde bulunmaktadır. Mahallinde keşif yapılmış, taraf tanıkları dinlenmiştir. Açıklanan olgular mahkemenin ve tarafların kabulündedir. Uyuşmazlık Hazine adına kayıtlı olan bir taşınmaz üzerindeki üstün zilyetlikten kaynaklanmaktadır. Ancak, davacı tarafın ya da somut olayda davalının bu yerle ilgili olarak TMK.nun 713/1. maddesine dayalı olarak açıldığı iddia edilen herhangi bir tapu iptali ve tescil davası sözkonusu değildir. Bu durumda Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 11.10.2000 tarih ve 2000/8-1225-1281 Esas ve Karar sayılı ilamı uyarınca davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılıp görülmesinde bir sakınca görülmemiştir.
Kural olarak, zilyetliğin korunması davalarına HUMK.nun 8/II-3 maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılıp görülmesi gerekir. 6100 sayılı HMK.nun 4. maddesi kapsamı da bu mealdedir. Ancak, yukarıda sözü edilen HGK.nun ilamı ve HUMK.nun 7. maddesinin son fıkrası gözönünde bulundurulması gerekir. Bundan ayrı, tarafların görev konusunda bir itirazları olmamıştır. Kaldı ki, Asliye Hukuk Mahkemesinin de bu konuda bir kararı söz konusu değildir. Açıklanan tüm bu olgular dikkate alındığında yerel mahkemenin kararı doğru olmakla davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,25 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 05.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.