MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ziynet ve katılma alacağı
... ile ... aralarındaki ziynet ve katılma alacağı davasının reddine dair Bakırköy 9.Aile Mahkemesinden verilen 24.03.2010 gün ve 1052/250 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, evlilik birliği içinde edinilerek davalı adına tescil edilen ... plakalı araç değerinin yarı payı karşılığı 7000 TL. katılma alacağı ile dava dilekçesinde miktarı ve nitelikleri belirtilen ziynet eşyaları bedeli 5000 TL.nin faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili 9.3.2010 tarihli cevap dilekçesinde, aynı konuda açılan Bakırköy 2.Aile Mahkemesinin 2007/693 Esas sayılı davanın derdest bulunduğunu açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı vekilinin derdestlik itirazının kabulü ile davanın bu nedenle reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 17.7.2003 tarihinde evlenmiş, 24.1.2005 tarihinde koca tarafından açılan boşanma ve ferilerine dair davanın kabulüne ilişkin hükmün boşanmaya ilişkin bölümü 12.9.2007 tarihinde kesinleşmekle evlilik birliği son bulmuştur. Temyiz incelemesine konu davanın davacısı- boşanma dosyasında davalı sıfatını taşıyan ..., boşanma davasına cevaplarını bildirirken, boşanmaya karar verilmesi durumunda evlilik birliği içinde koca adına edinilen araç için katılma alacağı ve evlilik birliği içinde satıldığını bildirdiği kişisel eşyalarına (takılarına) yönelik alacak isteğinde bulunmuş, boşanma davası ile birlikte görülen ziynet eşyalarına ilişkin talebi bakımından usule uygun açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm 27.7.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Nizalı araç için boşanma davasında ileri sürülen istek bakımındansa tefrik kararı verilerek Bakırköy 2.Aile Mahkemesinin 2007/693 Esas, 2009/537 Karar ve 17.9.2009 tarihli hükmüyle “... araç için katılma alacağına yönelik usule uygun dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına ...” karar verilerek, buna ilişkin hüküm de 13.7.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Temyiz incelemesine konu katılma alacağı ve ziynet eşyalarının bedeline ilişkin alacak davası 30.12.2009 tarihinde açılmıştır. Dava dilekçesi davalıya 26.2.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. HUMK.nun 194.maddesinde düzenlenmiş bulunan derdestlik itirazı ilk itirazlardan olup, aynı kanunun 188.maddesi gereğince esasa cevap süresi içinde ileri sürülmüş bulunması gerekir. Somut olayda davalı tarafın derdestlik itirazı cevap süresi içinde bildirilmemiştir. Davalı yanın süresinden sonra ileri sürdüğü derdestlik itirazı dinlenemez. Kaldı ki, yukarıda esas ve karar numaraları yazılı boşanma dosyasında ve dava konusu araca ilişkin talep konusunda tefrik edilen dosyada araç ve ziynet eşyalarına ilişkin süresinde harçlandırılarak açılmış bir dava ve karşı dava da bulunmamaktadır. Usule uygun açılmış bir dava bulunmadığına göre, buna ilişkin dosyanın derdest olduğundan da sözedilemez. Mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde taraf delilleri toplanarak uyuşmazlığın esası bakımından bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 12.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.