MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine, dahili davalılar ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.05.2010 gün ve 31/176 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili; ...kızı ...adına tapuda kayıtlı bulunan 203 ada 2 sayılı parselin tapu kaydının iptaliyle vekil edeni adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Katılan davalı ..., davacının davasının reddine, taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Kayıt maliki ...kızı ...bakımından atanan kayyım ... Mal Müdürü ise, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, katılan davacı ...'ın davasının dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi üzerine; hükmün kabule ilişkin bölümü, kayyım ... Mal Müdürü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 203 ada 2 nolu parsel 07.12.1993 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 26.06.1933 tarih 21 sıra nolu tapu kaydına dayanılarak ...kızı ...adına tespit edilmiş, tutanağın kesinleşmesiyle tapu kaydı oluşmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, kazanma koşullarının davacı lehine gerçekleştiği düşüncesinden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye ve yanlar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeye yeterli değildir. Öte yandan bozmaya uyulmuş ise de, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Önceki bozma ilamında, öncelikle dava koşulunun yerine getirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra, tapu maliki ...kızı ...'nin veraset belgesi alınmak üzere davacı tarafa süre ve imkan verilmiştir. Dava dosyası ekinde bulunan ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.07.2010 tarih, 2010/151-360 Esas ve Karar sayılı dosyasında; davacı ... vekili tarafından hasımsız olarak dava konusu taşınmazın tapu maliki ...kızı ...'nin mirasçılık belgesinin temini için dava açıldığı, yapılan yargılama sonunda davacı vekilinin eldeki temyiz konusu davanın kabulle sonuçlandığı ve davada menfaatleri kalmadığı sebebiyle davasından feragat ettiği gerekçesiyle davanın redddine karar verildiği, mahkemece nüfus kayıtlarına göre, tapu maliki ...'nin son mirasçısının Hazine olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle dava koşulunun yerine getirildiğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Önceki bozma ilamına uyulmakla, davanın tarafları yönünden lehte ve aleyhte usuli kazanılmış hak doğacağından bozma ilamı uyarınca araştırma ve inceleme yapılması zorunludur. Ne var ki, mahkemece, usulüne uygun olarak dava koşulu yerine getirilmeden dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece, nüfus kayıtlarına göre tapu maliki ...'nin son mirasçısının Hazine olduğunun anlaşıldığı ve Hazinenin davada yer alıp, dava koşulunun yerine getirildiği kabul edilerek dava yürütülmüştür. Ancak; kural olarak, tapuda kayıtlı bir taşınmaz için dava açıldığında husumet öncelikle kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilir. Mirasçıların belirlenmesi usulü ise, ancak usul ve yasaya uygun olarak açılacak mirasçılık belgesi davası sonucunda mümkündür. Nüfus kayıtlarından, ...kızı ...'nin 30.10.1940 tarihinde öldüğü ve mirasçılarının bulunduğu anlaşıldığına göre, veraset belgesinin alınması konusunda davacı tarafa süre ve imkan tanınması, davanın saptanacak mirasçılarına yöneltilmesi, hiç mirasçı bırakmadan ölmüş ise TMK.nun 501.maddesi gereğince son mirasçının Hazine olduğu düşünülerek, böylece taraf teşkilinin sağlanması, ondan sonra toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava koşulu yerine getirilmeksizin yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Davalı kayyım ... Mal Müdürü vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün kabule ilişkin bölümünün yukarıda açıklanan nedenlerle ve HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına 20.09.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy