MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ve müşterekleri ile ... kızı...,... kızı ... Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 25.02.2009 gün ve 393/107 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından davalılar ... kızı ...,... kızı ..., Hazine ve ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı Hazine vekilinin temyizi sonunda bozma sevk edilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulmuş, yapılan yargılama sonunda ... aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davacıların davasının kabulü ile davalılar ... ve ... üzerine kayıtlı 3778, 3779 ve 3780 parsellere ait tapu kayıtlarının iptali ile davacıların veraset ilamındaki payları oranında adlarına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen bozma gereği yerine getirilmemiştir. Dava, kazanmayı sağlayan zilyetlik ve TMK.nun 713/2.maddesi uyarınca "…... tapu kütüğünden anlaşılamayan" hukuki sebebine dayalı olarak tapu kaydının hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan tapu iptali ve tescil davasıdır. TMK.nun 713/2. maddesindeki “......'in tapu kütüğünden anlaşılamaması...” hali taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak gerekli bilginin tapu sicilinden çıkarılmasının imkansız olmasıdır (HGK. nun 10.4.1991 tarih, 1991/8-51 Esas, 194 Karar sayılı ilamı). Kütükteki bilgi ve belgelerden, gerekli dikkati gösteren herkesin malikin kim olduğunu anlayamayacağı haller ile ... adının müphem ve yetersiz gösterilmesi, ... adının silinmiş ve yenisinin yazılmamış olması gibi hallerde malikin tapu kütüğünden anlaşılmadığı sonucuna varılabilir
Somut olayda; davacılar vekili dava konusu 3778, 3779, 3780 parsel sayılı taşınmazlarda 30/240’ar pay sahibi görünen kayıt malikleri ... kızı ... ve ... kızı ...’nin tapu kütüğünden kim olduklarının anlaşılamadığını açıklayarak TMK.nun 713/2.maddesi gereğince iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Eksikten getirtilen ve tercüme ettirilen dayanak Teşrinievvel 1926 tarih 77 ve Mayıs 1320 tarih 47 ve 48 sıra numaralı tapu kayıtları ve tedavülleri ile dayanak kayıtlarda bahsi geçen ... oğlu ...’ye ait 1319 tarihli veraset ilamına göre kayıt malikleri ... kızı ... ile ... kızı ...’nin ... oğlu ...’nin zevceleri oldukları anlaşıldığına göre kayıt malikleri bu bilgilere göre bilinmeyen kişiler olmayıp aksine tanınan ve bilinen kişilerdir. Kayıt malikinin ölüm tarihi ve mirasçılarının belirlenmemesi, kimliğine ait bilgilerin elde edilememesi ve adresinin saptanamaması gibi hususlar o kişinin tapu kütüğünden ... bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmez. Bununla kanun koyucu tarafından tapu kütüğünün incelenmesinden anlaşılamayan, kim olduğu belirlenemeyen hayali kişiler amaçlanmıştır. Saptanan somut ve hukuki olgular karşısında davanın ... tapu kütüğünden anlaşılamayan sebebine dayanılarak açıldığı ve kayıt maliklerinin kanun anlamında bilinen kişiler olduklarının anlaşılması karşısında mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 07.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy