MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine, ... ve Halkaçayır Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 06.07.2010 gün ve 6/250 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, mevkii ve sınırları dava dilekçesinde yazılı taşınmazın 30 yılı aşkın süreden beri zilyetliği altında bulundurduğunu, ne var ki kadastro çalışmaları sırasında kendisine ait 300 m2’lik yerin davalı ... adına tespit ve tescil edilen 109 ada 3 nolu parselde kaldığını, tahmini 200 m2’lik alanın ise tescil dışı bırakılan yerde olduğunu açıklayarak; öncelikle davalı kişi adına olan tapu kaydının 300 m2’lik kısmının iptali ile tespit dışı kalan yaklaşık 200 m2’lik yer ile birlikte adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... kimliği onanan 8.2.2007 tarihli dilekçesi ile kendisi aleyhine açılan davayı aynen kabul ettiğini açıklamıştır. Davalı Hazine vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı köy tüzel kişiliği temsilcisi ise, dava konusu yerin davacıya ait olduğunu ve davacı adına tescilinde muhtarlık açısından bir sakıncanın bulunmadığını söylemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 28.5.2007 tarihli krokisinde B harfi ile gösterilen kısmın davalı kişiye ait 109 ada 3 nolu parselden ifrazı ile tescil dışı bırakılan ve aynı krokide A harfi ile gösterilerek yola terk edilen kısmın birlikte değerlendirilerek toplam 335,45 m2’lik bölümü ile yine aynı krokide C harfi ile belirlenen kısmında iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan kanıtlar, tüm dosya içerisinden; davalı ... aleyhine açılmış olan davayı yöntemine uygun olarak onanan dilekçesiyle kabul etmiş olduğundan, bu kişinin parseline ilişkin olarak iptal ve tescile karar verilmesinde hukuka aykırı bir durum söz konusu değildir. Ancak, kadastro çalışmalarında tescil harici bırakılan yerlerle ilgili olarak TMK.nun 713/1. maddesi uyarınca tesciline karar verilebilmesi için TMK.nun 713. maddesindeki tüm araştırma ve incelemelerin yöntemine uygun yapılarak tamamlanması gerekir. Somut olayda TMK.nun 713/4 ve 5. maddelerine göre işlem yapılmadan karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bundan ayrı, yasal hasım olan köy tüzel kişiliği temsilcisinin tek başına davayı kabul yetkisi yoktur. Yöntemine uygun olarak köy derneğinden muvafakat alınması gerekir. Ayrıca TMK.nun 713/1. maddesine dayalı tescil davalarında ilgili kamu tüzel kişilerin yasal hasım olup, davanın olumlu ya da olumsuz sonuçlanması sonuca etkili olmayıp, yasal hasım olan kamu kurum ve kuruluşlarının yargılama giderleriyle sorumlu tutulamayacağı, uygulama ve kararlılık kazanmış Yargıtay inançlarıyla yasa gereğidir. Bundan ayrı, iptal kararı verilmeden tescil kararı verilemez. Mahkemece dava konusu 109 ada 3 nolu parselle ilgili olarak iptal kararı verilmeden ifrazen tescil kararı verilmesi de doğru olmamıştır.
Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici madde 3'ün yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy