MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile Hazine ve dahili davalı Anakaya Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair .... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 20.07.2010 gün ve 391/335 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., miras yoluyla intikal ve eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle 109 ada 41 parsele ait mera sınırlandırmasının iptaliyle adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup, zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş, dahili davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık konusu 109 ada 41 parsel 20.01.2006 tarihinde yapılan ve daha sonra kesinleşen kadastro çalışmalarında, senetsizden mera niteliğinde sınırlandırılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde, keşif ve yargılama oturumlarındaki beyanlarında taşınmazın babasından kendisine intikal ettiğini açıklamış, paylaşımdan söz etmemiştir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazın davacının babasından kendisine kaldığını, davacı tarafından zilyet ve tasarruf edildiğini bildirmişler, ancak babasından davacıya intikal şekli konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. Dairenin geri çevirme yazıları üzerine getirtilen davacının babası ...'a ait nüfus aile kayıt tablosuna göre, ...'ın 11.06.2001 tarihinde öldüğü ve davacı ... dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktatır. TMK.nun 640/2 ve 702/2.maddelerine göre, miras bırakan Sabri'nin ölüm tarihi itibariyle mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olurlar ve bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler. Murisin terekesi üzerinde mirasçıların TMK.nun 701 ve 702. maddelerine göre, belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK.nun 702. maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olduğundan tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişi durumunda bulunan Hazine ve köye karşı dava açmaları zorunludur. Davacı dava konusu parsele ait sınırlandırmanın iptali ile sadece adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Bu haliyle davacının tek başına Hazine ve köye karşı dava açma sıfatı ve yetkisi bulunmamaktadır. Dava dışı kalan mirasçıların, böyle bir davada 11.10.1982 gün ve 3/2 sayılı YİBK'na göre de, sonradan muvafakatlarının alınması ya da miras şirketine mümessil tayini suretiyle dava koşulunun yerine getirilmesi de mümkün bulunmamaktadır. Davacının böyle bir dava açma yetkisi bulunmadığı gözetilerek davanın, dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün sair yönler incelenmeksizin açıklanan nedenden ötürü 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy