MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen kararın tavzihen düzeltilmesine ilişkin Devrek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 06.05.2011 gün ve 90/216 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, kadastro çalışmaları sırasında 54 ada 62 parsel olarak tespit edilen ardından Havza-i Fahmiye sınırları içinde kaldığından tescil harici bırakılan taşınmazın eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanarak vekil edenleri adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 54 ada 62 parsel sayılı taşınmazın teknik bilirkişinin raporunda gösterilen 1527,17 m2'lik bölümünün ifrazı ile davacılar adına eşit paylarla teciline, fazla isteğin ise reddine karar verilmiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin 4.1.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar vekili tarafından yerel mahkemeye sunulan 21.1.2011 tarihli tavzih dilekçesi ile, mahkemece 54 ada 62 parselde kayıtlı taşınmazın bir bölümünün ifraz edilmek suretiyle ½'şer paylı olarak vekil edenleri adına tesciline karar verildiği, ancak, Tapu Müdürlüğünce infazının sağlanamadığı, bu nedenle, dava konusu taşınmazın 763587/4147200'er paylarla davacılar adına ayrı ayrı tesciline karar vermek suretiyle hükmün tavzihen düzeltilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının tavzih talebinin kabulü ile 19.10.2010 gün 2010/90-216 Esas ve Karar sayılı kesinleşen kararın hüküm bölümünün “Davanın kısmen kabulü ile 54 ada 62 parsel sayılı taşınmazın 763587/4147200 payın davacı ... adına, 763587/4147200 payın davacı ... adına tesciline” denilmek suretiyle tavzihen düzeltilmesine karar verilmiştir. Tavzih kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK.nun 305. maddesinde “hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasına veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.” denilmektedir. Tavzihe konu olan hükümde müphem ve açık olmayan bir husus bulunmadığı gibi birbirine zıt fıkralar da taşımamaktadır. Buna rağmen mahkemece evvelce verilip kesinleşen kararın hüküm bölümü tavzih kararı ile tamamen değiştirilmiştir. Şu halde hüküm fıkrasını değiştirecek şekilde tavzihine karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı tavzih kararının 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428 maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.2.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy