MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 25.03.2010 gün ve 310/146 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, dava dilekçesinde 208 ada 21 ve 126 ada 8 parsel sayılı taşınmazın ortak muris Hanife'ye ait iken kadastro çalışmaları sonucunda 21 parselin davalı ..., 8 parselin ise davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar 1990 yılında yapılan paylaşımda taşınmazların kendilerine düştüğünü, aynı konuda kadastro mahkemesinde açılan dava bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 208 ada 21 ve 126 ada 8 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak murisi ...ye ait iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiği, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları ile sabit olup taraflar arasında da tartışmasızdır. TMK.nun 599. maddesine göre; kural terekenin doğrudan mirasçılara intikal etmesi olduğuna göre, aynı Yasanın 6. maddesi uyarınca taksimin varlığını kanıtlama yükümlülüğü ileri süren davalılara düşmektedir. Davalılar, taksim iddiasını ispatlayacak delil göstermemiş, dinlenen davalı tanıkları ve mahalli bilirkişiler ise taksim yapılıp yapılmadığını, yapılmış ise kim arasında ne şekilde yapıldığını bilmediklerini bildirmişlerdir. Bu halde, mirasçılar arasında geçerli bir taksimin varlığı iddia edilemeyeceğinden, mahkemece, miras bırakan Hanife'ye ait veraset belgesinin temini ile davacının 05.10.2009 tarihli keşif sırasında tespit edilen "208 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ½'sinin miras bırakan Hanife'ye, ½ hissesinin dava dışı ...'e ait olduğu'' beyanı dikkate alınarak miras payı oranında iptal ve tescile karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere dosyadaki delillerle örtüşmeyecek biçimde red kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulüyle yerel mahkeme hükmünün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK. nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 27.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy