MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 06.03.2012 gün ve 883/169 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, 122 ada 3 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan samanlığın davalıya, su deposunun vekil edenine ait olması ve kalan bölümlerinin eşit şekilde paylaşılması yönünde tarafların anlaşmalarına rağmen, kadastro sırasında parselin tamamının davalı adına tespit ve tescil edildiğini açıklayarak, taşınmazın tapusunun iptali ile 1/2'şer pay oranında vekil edeni ile davalı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde, davaya konu taşınmazın eşi ve davacının babası ...'dan intikal ettiğini, ... mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın kendisine düştüğünü bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, nizalı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...'e aitken, mirasçıları arasında yapılan taksim ile davalıya bırakıldığı, davacının nizalı yerdeki mülkiyetini ispat edemediği açıklanarak davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, uyuşmazlık konusu 122 ada 3 parsel 25.08.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında "ceddinden intikalen ve taksimen gelme malı olup yirmi yılı aşkın bir zamandan beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatı ile zilyet ve tasarruf ettiği" açıklanarak davalı adına tespit edilmiş, tutanağın beyanlar hanesine taşınmaz içerisindeki su deposunun davalıya ait olduğu yazılmış, tespite itiraz edilmeksizin 28.12.2007 tarihinde tapu oluşmuştur.
Taşınmazın ...'dan intikal ettiği tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Dosya arasındaki ...'e ait ...2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 14.05.2009 tarih, 2009/351 Esas ve 351 Karar sayılı mirasçılık belgesine göre, muris 01.03.1993'te, oğlu (davacının eşi) ... ise kendisinden önce 1986 tarihinde ölmüştür. Davalı mirasçı değildir. Davacı geçerli taksim ile taşınmazın kendisine intikal ettiğini de ispat edememiştir. Bu durum karşısında muris ...'in terekesinin TMK'nun 701 ve 702. maddeleri gereğince elbirliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğuna, elbirliği mülkiyetinde bir veya birkaç mirasçının tek başına üçüncü kişi durumunda bulunan davalıya karşı aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti olmayacağına, TMK'nun 701. maddesi uyarınca, tüm mirasçıların birlikte (oybirliğiyle) üçüncü kişiye karşı dava açması gerektiğinden, davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, dava redle sonuçlanmış olup, hüküm sonucu itibariyle doğrudur.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile sonucu itibariyle doğru olan Yerel Mahkeme kararının açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy