MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tescil
... ve ... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.02.2012 gün ve 280/77 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak vekil edenleri adına tapuda kayıtlı 119 ada 196 parsel sayılı taşınmaza bitişik olan ve kadastro çalışmaları sırasında yol olarak tescil harici bırakılan taşınmazın vekil edenleri adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi, yargılama oturumlarına katılmamış ve cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişilerin 25.08.2011 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 641,18 m²'lik ve C harfi ile gösterilen 1221,57m²'lik taşınmaz bölümlerinin davacılara ait 119 ada 196 parsel sayılı taşınmaza ilavesine, 119 ada 196 parsel kapsamındaki aynı rapor ve krokide B harfi ile gösterilen 16,82m²'lik bölümün bu parselden ayrılarak yol olarak terkinine karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; davacılar adına kayıtlı nizasız 119 ada 196 parselin kadastro tespiti 04.11.1997 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava harcı alınarak 11.11.2008 tarihinde açılmıştır. Tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine kadar en az 20 yıllık sürenin geçmiş olması gerekir. Tespit öncesi nedenlere dayalı olarak açılan tescil davalarında ise tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin, kazanma bakımından nazara alınacağı kuşkusuzdur. Hukuk Genel Kurulu'nun 27.02.2002 gün, 2002/8-141 Esas, 2002/132 Karar sayılı hükmünde de belirtildiği gibi, tespit dışı bırakma tarihi, bitişik ya da komşu parsellere ilişkin kadastro tutanağının düzenlendiği tarihtir. Davaya konu paftasında yol olarak gösterilen ve teknik bilirkişinin krokisinde A ve C ile işaretli yer için tespit öncesi iddialar bakımından makul süre geçmiş, tespit sonrası sebep için 20 yıllık süre dolmamıştır.
Hal böyle olunca, açıklanan nedenlerle davacıların davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 21.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.