MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
... Işık ile ... ve ... aralarındaki tapu iptali, tescil ve alacak davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair .... Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi'nden verilen 10.01.2012 gün ve 82/9 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı bizzat ve vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı ... bizzat geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, dava konusu 247 ada 17 parseldeki taşınmazın davacı ve davalı ... tarafından birlikte çalışarak edinildiğini, tapunun davalı adına yapıldığını, davacının aile konutu şerhi koydurmak istediğinde taşınmazın 05.02.2007'de diğer davalı ...’e satıldığını öğrendiği, bu işlemin davacıdan mal kaçırma, zorlama amacına yönelik, muvazaa sebebiyle batıl olup davacının haklarını kullanmasının engellediğini, davacının görevi yanında özel bir kuruluşta yarı zamanlı medikal estetik uzmanı olarak da çalışıp elde ettiği gelirinin tümünü evlilik birliğine kullandığını,... birikim sigortası yapılmasını sağladığını açıklayarak davacının kazancı ile katkıda bulunduğu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde taşınmazın dava tarihindeki değerinin belirlenerek katkısı oranında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000 TL alacağın satış tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ... yapılan birikim için fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 500 TL alacağın dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, alınan meskenin kooperatif yolu ile edinildiğini, kooperatife davalının annesi 1990 yılında üye iken bir yıl sonra annesinin üyeliğini davalıya karşılıksız devrettiğini ancak ödemelerin tamamının yine annesi tarafından yapıldığını, o tarihte tarafların zaten öğrenci olup 1992 yılında kooperatif üyelerinin yerlerine oturduklarını, tarafların ise 1994 yılında mecburi hizmetleri bittikten sonra gelip oturabildiklerini,
.//..
2012/10185-2013/5232 -2-
davacının ödemelerde katkısı olmadığını, taraflar arasında mal rejimi sözleşmesi yapıldığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., geçen yıl Ocak ayında ... beyin dava konusu daireyi satacağını, tayininin çıkacağını, buradan ayrılacağını söylemesi üzerine daireyi satın aldığını, hatta kendisine ... Hanımın nerede olduğunu sorduğumda kendisine “görevli” dediğini, kendisinin de daireyi 44 veya 45.000 TL bedel ödeyerek satın aldığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın tapu iptali ve tescil ile hayat sigortası birikimi bakımından reddine, katkı payı alacağının ise kabulü ile, fazla hakları saklı tutularak 10.000 TL'nin hüküm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...’tan tahsiline, ... yönünden ise reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflardan ...ile ... 15.10.1993 tarihinde evlenmiş, 01.03.2007 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 29.03.2010 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK’nun 225/2.m). Dosya arasında bulunan 31.12.2002 tarihinde noterde düzenlenen mal rejimi sözleşmesi ile aralarında edinilmiş mallara katılma rejiminin evlenme tarihinden geçerli olacak şekilde kabul ettiklerine göre eşler arasında evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, taraflar arasındaki 31.12.2002 tarihli mal rejimi sözleşmesine göre edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu kabul edilerek dava konusu taşınmazın evlenme tarihine kadar tamamlandığı anlaşılan ve davalının kişisel malı olması gereken % 67,9’luk inşaat oranı ile karar tarihine en yakın değer hesaplamada dikkate alındığına, usulüne uygun şekilde belirlenen artık değerin yarısı oranında davacının 24.075 TL alacak hakkı olmakla birlikte taleple bağlı kalınarak yazılı şekilde 10.000 TL'ye hükmedildiğine, mal rejiminden kaynaklanan davalarda eşler arasında şahsi alacak hakkı doğmakta olup ayın istenemeyeceğine, hayat sigortası ile ilgili ödemenin boşanma dava tarihinden sonra ödenmesi sebebiyle mal rejimi sona erdiğinde henüz davalının malvarlığında olmadığından tasfiyeye katılamayacağına göre davacı vekilinin aşağıda yazılı husus dışındaki yerinde olmayan diğer temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün esası bakımından ONANMASINA,
Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz itirazlarına gelince; davanın tapu iptali tescil olmadığı takdirde alacak talebi ile terditli şekilde açıldığı anlaşılmaktadır. Dava terditli olarak açıldığına göre öncelikli tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi halinde terditli alacak talebinin incelenmesine ve bu hususta bir karar verilmesine de gerek kalmayacaktır. Ancak tapu iptali ve tescil isteğinin yerinde olmadığı anlaşıldığı takdirde alacak isteği incelenebilecektir. Terditli açılan davaların niteliği gereği ancak isteklerden biri hakkında hüküm kurulabilmekte olup, tek vekalet ücreti takdir edilir. Ancak davacının talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi halinde reddedilen miktar bakımından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi mümkündür. Terditli açılan davalar için ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri mümkün değildir. Mahkemece, reddine karar verilen hayat sigortası ile ilgili istek bakımından dava dilekçesinde harcı da yatırılarak 500 TL değer üzerinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken isteğin terditli olduğu gözden kaçırılarak yazılı şekilde 11.250 TL vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamıştır. Davacı vekilinin temyiz itirazı bu bakımdan yerindedir.
.//..
2012/10185-2013/5232 -3-
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmayan hükmün vekalet ücreti ile ilgili bölüme yönelik olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 09.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.